İbrahim Saraçoğlu videoda anlatıyor.Beyin sağlığı için tüketmemiz gereken besinler.
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Mayıs 2021 Perşembe
7 Ocak 2014 Salı
Hanımlar dekolte bölgesi kırşmasın diye ne yapmalı.
Kadınlar geniş dekolteler giymeye bayılırlar. Belli bir yaştan sonra bacaklarını, kollarını beğenmeyip sakınsalar bile, dekoltelerden hoşlanmaya devam ederler.
İşin aslına bakacak olursak, boyunlarımız genelde çok çabuk kırışır. Hatta yüzümüzden önce bize ihanet eder. Boyun derisi yüz derisinden daha ince ve daha hassastır. Güneşten inanılmaz derecede etkilenir. Öte yandan yüzümüze oranla çok daha fazla baskı altındadır. Gün boyunca kıvrılır, katlanır, şekilden şekile girer. Gece uyurken bile aynı baskı devam eder…
Dik duruş önemli
Gün boyunca başımızı eğeriz. Her türlü işi yaparken, okurken, yazarken, düşünürken, bilgisayar başında boynumuz daima öne doğru eğilir. Sonunda kat kat kırışır, yatkın olanlarda gıdılar büyür. Masa başında, saatlerce başımız öne eğik olarak çalışmak hem kırışıklık, hem de kireçlenme açısından sakıncalıdır. Siz en iyisi başınızı daima dik tutun. Bunu sağlamak için sırt ve omuzlarınızı da dik tutmanız gerekir ki, bu bütün duruşunuzu ve vücut dilinizi olumlu yönde etkiler.
Yatış şekli
Yüksek yastıklar yüzümüzün ve boynumuzun kırışmasına hatırı sayılır katkıda bulunurlar. Size tavsiyem, yastıksız ve sırtüstü yatmanız. Uykuda durmadan sağa sola dönerseniz cildinizde yastık izleri kalır. Bu izler zaman içinde yer edip kırışıklık haline gelirler. Saten bir yastık kullanırsanız izler azalır ama yine de zamanla basınçtan oluşan çizgiler oluşabilir. Vücudunuzun şeklini alan visco yastıklar hem yüzünüzü hem boynunuzu katlanmaktan korur. Sırtüstü uyumak için, seyahatlerde kullanılan ve boyuna takılan şişme yastıkları da kullanabilirsiniz. En azından bir havluyu kıvırarak boynunuzun altına koyabilirsiniz. Bu önlemler hem sağa sola dönmenizi azaltır, hem omurganızı dinlendirir hem de boyun, dekolte ve yüzünüzde kat yerleri oluşmasını önler.
Güneş önce boyun ve dekolteyi hedef alır
Boyun ve dekoltemiz güneşte en kolay kuruyan, lekelenen ve kırışan bölgemizdir. Güneş ve aşırı solaryum etkisini ilk önce boyunda gösterir. Boyun derisi kısa sürede kalınlaşır, kabalaşır ve kırışır. İşin garip tarafı yüzümüze kat kat kremler süreriz ama birçoğumuz boyun ve özellikle dekoltemizi bu bakımdan mahrum ederiz. Oysa güneşten koruma, yüz temizleme ve nemlendirme adına yaptığımız her şeye hatta peelingler ve maskelere boyun ve üst dekoltemizin de ihtiyacı vardır.
Geçen hafta değinmiştim, araba kullanırken boynumuz, dekoltemiz savunmasız bir halde güneşe maruz kalır. Üstelik eşitsiz bir şekilde tek taraflı yanar.
Parfümler ve dekolte bölgesi
Parfüm şişesini elimize aldığımızda ilk yaptığımız hemen boyun kenarlarına ve göğsümüze sıkmaktır. Oysa parfümler güneşe karşı hassasiyetimizi ciddi ölçüde arttırırlar. Özellikle yaz aylarında, boyun bölgesine parfüm sürmeyin. Boyun ve göğüsteki lekelerin çoğu parfümlerin eseridir. Geceleri parfüm sürdüğünüzde sabah duş almadan güneşe çıkmayın.
İnce uzun boyunlar daha şanslı
Boynumuzun doğal şekli kırışıklığın oluşumunda çok etkilidir. Kalın ve kısa boyunlarda (Akdeniz tipi) çocukluktan itibaren, hafif yatay çizgiler oluşmaya başlar. Bu çizgiler giderek derinleşir. Hele çene küçükse boyunda şekil bozulmaları ve gıdı daha fazla dikkat çeker. İstenirse çene dolgu veya protezle büyütülüp kamufle edilebilir. Yuvarlak yüzlerin boynu genellikle kısadır. İnce, uzun boyunlar hareketten daha az etkilendikleri için daha geç kırışırlar ve bütün tedavilere daha iyi yanıt verirler.
Boyun gençleştirme
Boynumuzu gençleştirip güzelleştirmenin birçok yöntemi var. Ama her şeyden önce günlük bakım, yatış şekli ve güneşten koruma gelir. İhtiyaca göre birçok yöntemden yararlanılabilir. Estetik cerrahi, Botox, Dolgu teknikleri, Işık tedavisi (Foto IPL), Mikro dermabrazyon, Karbossi terapi, Peeling çeşitleri gibi. Öte yandan masaj boyun için çok yararlıdır ve mevsimi olmayan etkili bir tedavidir. Masaja cilt hafifçe pembeleşinceye kadar devam edilmelidir. Sonra da maske veya kompres ile cildi dinlendirmeye geçebiliriz.
SÖZCÜ
Etiketler:
cilt bakımı,
cilt sağlığı,
doğal güzellik sırları,
sağlık
3 Ocak 2014 Cuma
Bayanlar dik ve diri gögüslere sahip olmak için ne yapmalı.
Kadınlığın sembolü olan göğüslerin yıllar geçse de dik ve diri olmasını kim istemez ki?
Estetik operasyona gerek duymadan göğüslerinizin her zaman dik ve diri olmasını istiyorsanız bu küçük püf noktaları uygulamanız yeterli!
İşte dik göğüsler için yapmanız gerekenler;
-Rutin sporunuzu aksatmayın ve spor yaparken de mutlaka sütyen kullanın.
-Göğüs dikleştirici hareketler yapın ve buna uygun aletlerle çalışın.
-Duştan sonra göğüslerinize soğuk suyla şok uygulayın. Bu, göğüslerinizin daha dik olmasını sağlayacaktır.
-Diyet yapıyorsanız, zayıflayınca göğüslerin de küçüldüğünü göz ardı etmeyin. Bu süreçte bakım kürleri uygulayın.
-Her banyodan sonra özel göğüs toniklerinden kullanın.
-Özellikle gelişme çağında ve hamilelikte oluşan çatlakları önlemek için mutlaka elastikiyet artırıcı kremler kullanın.
-Yazın üstsüz güneşlenmeyin. Güneşin zararlı ışınları göğüslerinizin sarkmasına yol açacaktır.
-Güneş kremi sürerken mutlaka bikininizin kapattığı göğüs bölgelerinize de sürün.
Kaynak : Dik ve Diri Göğüslere Sahip Olun | Pegarose.com
Follow us: @pegarose on Twitter | pegarose on Facebook
Etiketler:
dik ve diri,
doğal sağlık,
kadın ve güzellik,
sağlık
1 Kasım 2013 Cuma
Bir bardak üzüm suyu kalbi güçlendirir.
Uzmanlara göre bitkisel süt olarak tanımlanan üzüm suyu, kan yapıcı ve antioksidan özelliğinin yanı sıra vücudun kalp ve damar hastalıklarından korunmasına da yardımcı oluyor.
Üzüm ve üzüm suyunun kan yapıcı ve antioksidan özelliklerinin yanı sıra uzmanlar, vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin olan üzüm suyunun kalp hastalıklarına karşı kalkan etkisi oluşturduğunu belirtiyor. A, B ve C vitaminleri, potasyum ve demir açısından oldukça zengin olan üzüm suyu, vücudun hastalıklara karşı direncini artırıyor. Bu özelliğinin yanı sıra kanda oksijen taşıyan hemoglobin hücrelerinin oluşumunda gerekli olan demir ve potasyum zenginliğine sahip üzüm suyunun kalp sağlığını koruduğunu ifade eden Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, üzüm suyunun kan sulandırıcı özelliği ile de kalp krizi riskini azalttığını söyledi.
Üzüm suyunun faydalarından bir diğeri de içinde bulunan doğal şekerin çabuk çözünerek vücuda enerji vermesi olduğunu söyleyen İnanç, "içeriğinde bulunan maddeler sayesinde kanı sulandırıyor, yüksek tansiyona, kalp hastalıklarına, varise ve emboliye kadar birçok hastalığa karşı koruma sağlıyor. Özellikle kan pıhtılaşması ve damar hastalıkları konusunda sıkıntı yaşayan hastalara günde en az bir bardak üzüm suyu içmesini öneriyoruz" dedi.
Üzüm ve üzüm suyunun kan yapıcı ve antioksidan özelliklerinin yanı sıra uzmanlar, vitamin ve mineral bakımından oldukça zengin olan üzüm suyunun kalp hastalıklarına karşı kalkan etkisi oluşturduğunu belirtiyor. A, B ve C vitaminleri, potasyum ve demir açısından oldukça zengin olan üzüm suyu, vücudun hastalıklara karşı direncini artırıyor. Bu özelliğinin yanı sıra kanda oksijen taşıyan hemoglobin hücrelerinin oluşumunda gerekli olan demir ve potasyum zenginliğine sahip üzüm suyunun kalp sağlığını koruduğunu ifade eden Nuh Naci Yazgan Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neriman İnanç, üzüm suyunun kan sulandırıcı özelliği ile de kalp krizi riskini azalttığını söyledi.
Üzüm suyunun faydalarından bir diğeri de içinde bulunan doğal şekerin çabuk çözünerek vücuda enerji vermesi olduğunu söyleyen İnanç, "içeriğinde bulunan maddeler sayesinde kanı sulandırıyor, yüksek tansiyona, kalp hastalıklarına, varise ve emboliye kadar birçok hastalığa karşı koruma sağlıyor. Özellikle kan pıhtılaşması ve damar hastalıkları konusunda sıkıntı yaşayan hastalara günde en az bir bardak üzüm suyu içmesini öneriyoruz" dedi.
Etiketler:
mucizeiksirler,
mucizevi iksirler,
sağlık,
şifalı bitkiler
5 Mart 2010 Cuma
Kalbe faydalı gelen bitkiler: Yer fıstığı
Yer fıstığı (Arachis hypogaea): Fıstık tüketirken, üstündeki kırmızı renkli kabuğunu soymayın, çünkü oligomerik prosiyanidinler (OP’ler) olarak bilinen kalp dostu bileşikler, bu kabukta bulunmaktadır.
OP’ler yalnızca kalp krizini engellemekle kalmaz, aynı zamanda kanser ve inmeye karşı da koruyucudur.
Henüz bitkilerin içerdiği OP’ler tam olarak tespit edilmediğinden, hangi bitkilerin zengin OP kaynakları olduğunu söyleyemiyoruz. Gerekli OP ihtiyacınızı fıstık kabuğu, kırmızı üzüm ve kırmızı şaraptan karşılıyabilirsiniz.
OP’ler yalnızca kalp krizini engellemekle kalmaz, aynı zamanda kanser ve inmeye karşı da koruyucudur.
Henüz bitkilerin içerdiği OP’ler tam olarak tespit edilmediğinden, hangi bitkilerin zengin OP kaynakları olduğunu söyleyemiyoruz. Gerekli OP ihtiyacınızı fıstık kabuğu, kırmızı üzüm ve kırmızı şaraptan karşılıyabilirsiniz.
Etiketler:
bitkisel sağlık,
bitkisel şifa,
bitkisel tedavi,
kalp sağlığı,
sağlık
27 Temmuz 2009 Pazartesi
Rahim Kanserlerinde ne tür şikayetler ortaya çıkar?
Rahim kanserinin ilk bulgusu menopoz sonrası dönemde vaginal kanamalar iken adet gören kadınlardayse düzensiz adet kanamaları şikayetleridir.
ÇOK ÖNEMLİ!
Menopoz sonrası kanaması olan veya 40 yaş sonrası artmış (özellikle pıhtılı) vaginal kanama şikayeti olan tüm kadınlar rahim kanseri riskine karşı doktora başvurmalıdır.
Ayrıca periyodik jinekolojik muayeneler sırasında vaginal ultrason ile rahim iç zarı (endometrium) kalınlığı ölçümü de rahim kanseri hakkında fikir verebilmektedir.
Menopoz sonrası yıllarda kalınlaşmış bir endometrium izlenmesi durumunda da hastalar kanser açısından değerlendirilmelidir.
Pap-smear testi rahim kanseri erken tanısında kullanmaya elverişli bir test değildir. Bu test daha çok rahim ağzı (serviks) kanseri taramasında önemlidir.
ÇOK ÖNEMLİ!
Menopoz sonrası kanaması olan veya 40 yaş sonrası artmış (özellikle pıhtılı) vaginal kanama şikayeti olan tüm kadınlar rahim kanseri riskine karşı doktora başvurmalıdır.
Ayrıca periyodik jinekolojik muayeneler sırasında vaginal ultrason ile rahim iç zarı (endometrium) kalınlığı ölçümü de rahim kanseri hakkında fikir verebilmektedir.
Menopoz sonrası yıllarda kalınlaşmış bir endometrium izlenmesi durumunda da hastalar kanser açısından değerlendirilmelidir.
Pap-smear testi rahim kanseri erken tanısında kullanmaya elverişli bir test değildir. Bu test daha çok rahim ağzı (serviks) kanseri taramasında önemlidir.
Etiketler:
cinsel sağlık,
kadın,
kadın sağlığı,
kanser,
rahim kanseri,
sağlık
Rahim kanserine yol açan sebepler.
* Geç menopoz
* Çocuk doğurmamış olmak
* Genç yaşlarda adet düzensizlikleri, adet gecikmeleri, PCOS
* Şişmanlık (Obesite)
* Hipertansiyon
* Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)
* Endometrial hiperplazi öyküsü olanlar
* Önceden doğum kontrol hapı kullanmış veya kullanmakta olanlar rahim kanseri ve yumurtalık kanseri için risklerini azaltırken, rahim ağzı (serviks) kanseri için risklerini arttırırlar.
* Çocuk doğurmamış olmak
* Genç yaşlarda adet düzensizlikleri, adet gecikmeleri, PCOS
* Şişmanlık (Obesite)
* Hipertansiyon
* Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)
* Endometrial hiperplazi öyküsü olanlar
* Önceden doğum kontrol hapı kullanmış veya kullanmakta olanlar rahim kanseri ve yumurtalık kanseri için risklerini azaltırken, rahim ağzı (serviks) kanseri için risklerini arttırırlar.
Etiketler:
kadın,
kadın sağlığı,
kanser,
menopoz,
rahim kanseri,
sağlık
Rahim kanseri nedir?

Rahim kanseri veya tıbbi literatürde "uterin kanser veya uterus kanserleri" denildiğinde rahim içini döşeyen endometriumdan (rahim iç zarı) kaynaklanan kanserler anlaşılır. Bu kanserlere "endometrium kanseri" de denir.
Kadınlardaki tüm kanserler arasında dördüncü sırada olup, aynı zamanda en sık görülen kadın üreme sistemi kanseridir. Rahim kanseri genellikle menopoz sonrası yıllarda ortaya çıkmaktadır. Genellikle 50-60 yaşları arasında görülür.
Rahim kanseri endometrium dokusunda geliştikten sonra kadın üreme sisteminin diğer organlarına da yayılma eğilimindedir. İlk önce rahim ağzı (serviks), tüpler ve yumurtalıklara doğru yayılır. Daha ilerlemiş hastalık durumlarında lenfatik damarlar aracılığı ile vücudun diğer bölümlerine atlar. Bir kanserin lenf veya kan yoluyla yayılması olayına "metastas" denir.
Etiketler:
kadın,
kadın sağlığı,
kanser,
rahim kanseri,
sağlık
Bayanlara Zayıflama macunu

Herbalist Şevki Güngör'den kilo vermeye yardımcı doğal zayıflama macunu
Herbalist Şevki Güngör önerdiği doğal zayıflama macununun kilo verme konusunda çok etkili olduğunu söylüyor.Zayıflama macununu şeker hastaları da kullanabilir.
Zayıflama macunu tarifi :
Malzemeler:
• 1 tatlı kaşığı Zencefil
• 1 yemek kaşığı yaban mersini
• 1 yemek kaşığı funda yaprağı
• 1 yemek kaşığı kantaron
• 1 yemek kaşığı adaçayı
• 1 yemek kaşığı sinameki
• 1 yemek kaşığı kekik
• Nar ekşisi
Uygulama: Bikileri toz haline getirerek karıştırın. İçine macun kıvamına gelene dek nar ekşisi ilave edin. Zayıflama macununu kavanoza koyarak serin bir yerde saklayın. Günde üç öğün yemeklerden 1 saat sonra 1 tatlı kaşığı yiyin.
Bitkisel sağlık:Mandalinanın faydaları
Mandalina, Turunçgiller familyasındandır. Tatlı, kokulu, lezzetli, vitamin bakımından zengin bir meyvedir. Mandalinanın kabuğuklarından esans elde edilir.
Yararları: Mandalina kan temizleyicidir. Kalp ve damar rahatsızlıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Damar setliğine ve felçe karşı yararlıdır. Sinirleri yatıştırıcı özelliği vardır.
Kolesterolün ve yüksek tansiyonunun düşürülmesinde etkili olur. Mandalina uykusuzluğa karşı da yararlıdır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Gribe karşı fayda sağlar.
Yararları: Mandalina kan temizleyicidir. Kalp ve damar rahatsızlıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Damar setliğine ve felçe karşı yararlıdır. Sinirleri yatıştırıcı özelliği vardır.
Kolesterolün ve yüksek tansiyonunun düşürülmesinde etkili olur. Mandalina uykusuzluğa karşı da yararlıdır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Gribe karşı fayda sağlar.
Ahmet Maranki'den karpuz detoksu.

Karpuz Detoksu: Ayın hareketi dikkate alnarak yapılan karpuz detoksunun birincisi, Hicri-takvime göre şaban ayının 13-14 ve 15. günlerinde yani; Ağustos ayının 4-5 ve 6'sında uygulanır.
Karpuz detoksunun ikinci uygulaması ise, yine Şaban ayının son üç günlerinde yani 18-19 ve 20 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilir. Karpuz detoksunun ilkini uygulayanların İkinci karpuz detoksunu uygulaması zorunlu değildir
Kozmik Bilim takipçilerinin bu günlerde uygulamaları gereken program aşağıdaki gibidir:
Kahvaltı: 3 bardak bitki çayı ve kilosu 60-70 arasında olanlar 500 gram, kilosu 70 kg'dan çok olanlar ise 1 kg karpuz tüketmelidir.
Öğle: 3 bardak bitki çayı ve kilosu 60-70 arasında olanlar 500 gram, kilosu 70 kg'dan çok olanlar ise 1 kg karpuz tüketmelidir.
Akşam (Gün batımı sonrası) : 3 bardak bitki çayı ve kilosu 60-70 arasında olanlar 500 gram, kilosu 70 kg'dan çok olanlar ise 1 kg karpuz tüketmelidir.
3 gün uygulanacak karpuz detoksunda, her öğünde en az 3 fincan yeşil çay veya çeşitli bitki çaylarının ve PH seviyesi yüksek, kaliteli, alkali suların bol bol tüketilmelisi gerekmektedir. (En az 1,5 - 2 litre) . Bitki çaylarında tatlandırıcı olarak yalnız çiçek-balı kullanılmalıdır.
Karpuz seçerken gübreli, iri ve hibrit (dölsüz) tohumlu karpuzlar ile, kabaktan aşılanmış karpuz olmamasına kesinlikle dikkat edilmeli.
Karpuz detoksuna başlamadan 3 gün önce, detoksun etkisini artırmak amacıyla kırmızı et, kızartma, tavuk eti, konsantre gıda, siyah çay, beyaz ekmek gibi gıdaları tüketmemeye özen gösterilmelidir. İki detoks arasında geçen sürede de bu kurala uyulmalıdır.
ÖNEMLİ NOT: Kanser, hepatit A-B-C, kalp damar rahatsızlıkları,kısırlık, reflü, diyabet, boyun fıtığı, bel fıtığı, MS gibi kas hastalıkları, böbrek rahatsızlıkları, obezite, psikolojik bozukluklar, üst solunum yolu hastalıkları, karaciğer rahatsızlıkları, bağırsak sorunları ve safra kesesi olanların; detokstan daha iyi netice elde edebilmeleri için karpuz ve kiraz detoksu sırasında Cosmic Besin Destek Ürünlerinden Alfa alfa, Soya,Spirulina ve Zencefil kullanmaları tavsiye edilir.
- Arzu edenler sabahları sulu lavman seti ile lavman uygulaması yapabilirler.
- Detoksun safra kesesi, kalın bağırsak ve karaciğere daha etkili olması açısından, her gece yatmadan önce bir kahve fincanı zeytinyağı ile aynı oranda limon suyu karışımı karıştırılıp içilebilir.
- Doktorunuza danışarak uygulayınız!
Etiketler:
ahmet maranki,
bitkisel sağlık,
detoks,
ibrahim saraçoğlu,
kozmik bilim,
sağlık
Suna Dumankaya Saç bakımı için maydanoz kürü.

Herbalist Suna Dumankaya'nın önerdiği doğal saç maskesi ile yıpranan saçlarınıza bakım yapın.
Malzemeler:
• maydanoz
• marul
• susam yağı
Uygulama: Maydanoz ve marulun suyunu sıkıp karıştırın. Bir kahve fincanı maydanoz-marul suyu karışımına bir kahve fincanı susam yağı ilave edip iyice karıştırın.
Elde ettiğiniz bu karışımı diplerinden uclarına kadar saçlarınıza boya sürer gibi sürün. Saçınızı streç filmle veya bir poşetle sarın. 2 saat bekledikten sonra saçınızı bitki sampuanı ile yıkayın.
Bu uygulamayı haftada bir kez yapın. Saçlarınız ışıl ışıl ve yumuşacık olacak.
Etiketler:
bitki kürü,
saç bakımı,
sağlık,
Suna dumankaya,
uykusuzlukiçin bitkisel çözümler
16 Temmuz 2009 Perşembe
AHMET MARANKİDEN ŞEKER HASTALIĞI KÜRÜ
Prof Dr Ahmet Marankiden, şeker hastaları için, 4 ayrı şeker hastalığı kürümüz var. Şeker hastalığı pankreasın görevini düzgün yapmamasından kaynaklanan bir hastalık. Bakalım şeker hastaları için faydalı olan bu kürler nelermiş.
KÜR 1- Arpa çimi, yulaf, kereviz tohumu, okaliptus yaprağı, ceviz yaprağı, keçi sakalı, dulavrat otu, zeytin yaprağı, adaçayı, yaban merkezi, aslanpençesi bitkilerin çaylarından günde 3-4 bardak içilir.
KÜR 2- Karahindiba,ceviz yaprağı ile kaynatılıp içilmeye devam edilirse kandaki şekeri düşürür.
KÜR 3- Yabani hindiba kökü zeytinyağı ile kaynatılıp içilmeye devam edilirse kandaki şekeri düşürür.
KÜR 4- Lahana,tere,marul,turp,domates ve patlıcan gibi sebzelerin de şekeri düşürücü özelliği vardır.
KÜR 1- Arpa çimi, yulaf, kereviz tohumu, okaliptus yaprağı, ceviz yaprağı, keçi sakalı, dulavrat otu, zeytin yaprağı, adaçayı, yaban merkezi, aslanpençesi bitkilerin çaylarından günde 3-4 bardak içilir.
KÜR 2- Karahindiba,ceviz yaprağı ile kaynatılıp içilmeye devam edilirse kandaki şekeri düşürür.
KÜR 3- Yabani hindiba kökü zeytinyağı ile kaynatılıp içilmeye devam edilirse kandaki şekeri düşürür.
KÜR 4- Lahana,tere,marul,turp,domates ve patlıcan gibi sebzelerin de şekeri düşürücü özelliği vardır.
İSTENMEYEN TÜYLERE KESİN ÇÖZÜM YOLU DOĞAL YÖNTEM
Nette gezerken görüdüğm bu formülü sizlerle paylaşmak istedim. Yazılana göre, aşağıda tarifini vereceğimiz, formül, 1 haftalık bir uygulama sonrasında, istenmeyen tüylerden sonsuza kadar kurtulma imkanı sağlıyor.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 adet soğan,
* 1 diş sarımsak,
*Siyah merhem ( aktardan alınacak)
HAZIRLANIŞI VE KULLLANIM ŞEKLİ : Soğanı, kısık ateşte, yanacak kadar, közleyin. Sarımsağırı, rendeleyin. Siyah merhemle, sarımsarı karıştırın. Tüylerin üzerine, ince bir tabaka halinde sürün. En üste, yakılmış soğanımızı kapatarak, öylece yarım saat bekleyin. Bu işlemi bir hafta boyunca her gün tekrarlayalım. Bazen bu süre tüylerin direnmesine göre uzayabilir. 1 haftanın sonunda, sitenmeyen tüylerinizden tamamen kurtulacaksınız.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 adet soğan,
* 1 diş sarımsak,
*Siyah merhem ( aktardan alınacak)
HAZIRLANIŞI VE KULLLANIM ŞEKLİ : Soğanı, kısık ateşte, yanacak kadar, közleyin. Sarımsağırı, rendeleyin. Siyah merhemle, sarımsarı karıştırın. Tüylerin üzerine, ince bir tabaka halinde sürün. En üste, yakılmış soğanımızı kapatarak, öylece yarım saat bekleyin. Bu işlemi bir hafta boyunca her gün tekrarlayalım. Bazen bu süre tüylerin direnmesine göre uzayabilir. 1 haftanın sonunda, sitenmeyen tüylerinizden tamamen kurtulacaksınız.
Etiketler:
cilt bakımı,
güzellik,
kadın,
sağlık,
sağlık ve güzellik kürleri,
sağlık ve güzellik önerileri
GÜZELLİK VE CİLT BAKIMINDA ETKİLİ BİTKİLER
Doğal, cilt bakımlarından faydalanmak isteyen okurlarımız için, küçük bir araştırma yaptık. Cilt bakımında ve güzelliğinde faydalı olan şifalı bitkilerden bir derleme yaptık. Hangi bitki ne işe yarar. Hangi bitki, hangi cilt tipine uygundur? İşte sorularımızn cevapları.
Bal Badem: Protein, vitamin ve mineraller içerir. Cildi yoğun nemlendirir ve yumuşatır.
Biberiye: Derinden temizlik sağlar, antibakteriyel etkisi vardır.
Havuç: Tüm cilt tipi için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Beta-Caroten, A, B, C, D, E vitamini açısından zengindir.
Kayısı: Tüm cilt tipleri için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Akneleri temizler. A vitamini ve mineraller içerir.
Kil: Ölü derileri temizler. Cildi canlandırır, yumuşatır. Doğal lif uygulamasıyla tavsiye edilir.
Lavanta: Hassas veya yağlı ciltler için uygundur. Akne tedavisinde kullanılır.
Menekşe: Protein, mineral ve aminoasitler içerir. Antibakteriyel etkisi vardır. Hafif mikrop kırıcıdır. Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Papatya: Cildi yumuşatır, rahatlatır. Yüz temizliğin için ideal bir üründür. Akneleri temizler.
Süt: Zengin protein içerir. Cildi yumaşatır ve besler.
Yosun: Cilde masaj etkisi vardır, selülitli bölgelere doğal lif uygulamasıyla tavsiye edilir.
Zeytinyağı: Cildi yumuşatır, genç görünmesine yardımcı olur.
Avakado: Kuru cilt tipi için uygundur. A, B, D, E vitaminlerini içerir.
Ayçiçek yağı: Nemlendirici ve besleyicidir.
Bal: Kuru ciltler için önerilir.
Hangi yağ hangi ciltlere uygun?
Kuru ve Karma Ciltler
Ballı Badem, süt, havuç, kayısı, papatya, zeytinyağı, yosun, kil.
Yağlı Ciltle
Biberiye, menekşe, lavanta, nane, zeytinyağı, kayısı, kil, yosun.
Hassas Ciltle
Kayısı, havuç, papatya, zeytinyağı.
Genel Vücut
Zeytinyağı, kil, yosun, menekşe, biberiye, lavanta, nane, havuç, papatya, süt.
Bergamot: Yağlı ciltler için iyi gelir, Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Buğday: Yıpranmış cildi besler. E vitamini açısından zengindir. A, D vitaminleri, protein ve mineraller içerir.
Gül: Tüm cilt tipleri için uygundur. Yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır.
Hindistancevizi: Cildi besler.
Hint yağı: Cildi besler.
Jojoba: Tüm cilt tipleri için uygundur. A vitamini açısından zengindir.
Keten yağı: Yüz bakımında parlatıcı olarak kullanılır.
Limon: Yağlı ciltler için uygundur. Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Nane: Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Papatya: Hassas ciltler için uygundur. Yumaşatıcı ve rahatlatıcıdır. Akne tedavisinde kullanılır.
Portakal: Kuru cildi besler, çok iyi bir cilt toniğidir. Kokusu ferahlatıcıdır.
Yasemin: Kuru ciltler için uygundur.
Susam yağı: Cildi besler. E vitamini, protein, mineral ve amino asitler içerir.
Tarçın: Hassas ciltler dikkatli kullanmalıdır.
Mısır Yağı: Yüksek miktarda E vitamini içerir.
Bal Badem: Protein, vitamin ve mineraller içerir. Cildi yoğun nemlendirir ve yumuşatır.
Biberiye: Derinden temizlik sağlar, antibakteriyel etkisi vardır.
Havuç: Tüm cilt tipi için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Beta-Caroten, A, B, C, D, E vitamini açısından zengindir.
Kayısı: Tüm cilt tipleri için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Akneleri temizler. A vitamini ve mineraller içerir.
Kil: Ölü derileri temizler. Cildi canlandırır, yumuşatır. Doğal lif uygulamasıyla tavsiye edilir.
Lavanta: Hassas veya yağlı ciltler için uygundur. Akne tedavisinde kullanılır.
Menekşe: Protein, mineral ve aminoasitler içerir. Antibakteriyel etkisi vardır. Hafif mikrop kırıcıdır. Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Papatya: Cildi yumuşatır, rahatlatır. Yüz temizliğin için ideal bir üründür. Akneleri temizler.
Süt: Zengin protein içerir. Cildi yumaşatır ve besler.
Yosun: Cilde masaj etkisi vardır, selülitli bölgelere doğal lif uygulamasıyla tavsiye edilir.
Zeytinyağı: Cildi yumuşatır, genç görünmesine yardımcı olur.
Avakado: Kuru cilt tipi için uygundur. A, B, D, E vitaminlerini içerir.
Ayçiçek yağı: Nemlendirici ve besleyicidir.
Bal: Kuru ciltler için önerilir.
Hangi yağ hangi ciltlere uygun?
Kuru ve Karma Ciltler
Ballı Badem, süt, havuç, kayısı, papatya, zeytinyağı, yosun, kil.
Yağlı Ciltle
Biberiye, menekşe, lavanta, nane, zeytinyağı, kayısı, kil, yosun.
Hassas Ciltle
Kayısı, havuç, papatya, zeytinyağı.
Genel Vücut
Zeytinyağı, kil, yosun, menekşe, biberiye, lavanta, nane, havuç, papatya, süt.
Bergamot: Yağlı ciltler için iyi gelir, Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Buğday: Yıpranmış cildi besler. E vitamini açısından zengindir. A, D vitaminleri, protein ve mineraller içerir.
Gül: Tüm cilt tipleri için uygundur. Yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır.
Hindistancevizi: Cildi besler.
Hint yağı: Cildi besler.
Jojoba: Tüm cilt tipleri için uygundur. A vitamini açısından zengindir.
Keten yağı: Yüz bakımında parlatıcı olarak kullanılır.
Limon: Yağlı ciltler için uygundur. Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Nane: Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Papatya: Hassas ciltler için uygundur. Yumaşatıcı ve rahatlatıcıdır. Akne tedavisinde kullanılır.
Portakal: Kuru cildi besler, çok iyi bir cilt toniğidir. Kokusu ferahlatıcıdır.
Yasemin: Kuru ciltler için uygundur.
Susam yağı: Cildi besler. E vitamini, protein, mineral ve amino asitler içerir.
Tarçın: Hassas ciltler dikkatli kullanmalıdır.
Mısır Yağı: Yüksek miktarda E vitamini içerir.
Etiketler:
cilt bakımı,
doğal sağlık,
sağlık,
sağlık ve güzellik önerileri
CİLTTEKİ ÇÖKÜNTÜLER VE KIRIŞIKLIKLAR İÇİN BİTKİSEL ÖNERİ
Zamanla, ciltteki kolojen yapının bozulması ve cildin elastikiyetini kaybetmesi sonucu, ciltte, çökmeler ve kırışıklılar meydana gelir. Bu iki sıkıntıdan kurtulmak ve güzel bir cilde sahip olmak için, bitkisel yöntemlerden faydalanabilirsiniz. Sizler için hazırlamış olduğumuz önerimiz;
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 avuç civanperçemi çiçeği,
* 1/2 fincan limon suyu,
* 1 çorba kaşığı zeytinyağı,
* 1 tatlı kaşığı süzme bal,
* 1 adet yumurta sarısı, (çırpılacak)
* 1 bardak damıtılmış su,
* Yulaf unu,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Civanperçemi çiçeğini, 10 ka. kaynattıktan sonra sıkarak süzün. Diğer malzemelri, başka bir kapta karıştırın. Hazırlanan karışıma, soğumuş olan civan perçemi suyunu ekleyin. Bu karışımın içine, macun kıvamına gelene kadar, yulafunu ekleyin. Maskeyi cildinize ve dekoltenize sürün. 1 saat sonra, ılık su ile yıkayıp, gül suyu ile cildinizi silin.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 avuç civanperçemi çiçeği,
* 1/2 fincan limon suyu,
* 1 çorba kaşığı zeytinyağı,
* 1 tatlı kaşığı süzme bal,
* 1 adet yumurta sarısı, (çırpılacak)
* 1 bardak damıtılmış su,
* Yulaf unu,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Civanperçemi çiçeğini, 10 ka. kaynattıktan sonra sıkarak süzün. Diğer malzemelri, başka bir kapta karıştırın. Hazırlanan karışıma, soğumuş olan civan perçemi suyunu ekleyin. Bu karışımın içine, macun kıvamına gelene kadar, yulafunu ekleyin. Maskeyi cildinize ve dekoltenize sürün. 1 saat sonra, ılık su ile yıkayıp, gül suyu ile cildinizi silin.
Etiketler:
bitkisel tedavi,
bitkisel tedavi kürleri,
cilt bakımı,
doğal bakım,
doğal sağlık,
kadın,
sağlık

MAITAKE:
(Mantarların Kralı)
Mantarın şapkası ve sapından elde edilmektedir.Mantarların kralı ya da dans eden mantar olarak tanınır.Asya , Avrupa ve Kuzey Amerika’da ılıman bölge ormanlarında yetişmektedir.
Zamanımıza kadar yapılan araştırmalarda, maitake mantarının özellikle T hücrelerini, makrofajları harekete geçirip vücudun doğal bağışıklığını öne çıkarmaktadır.
Maitekenin fraksiyonları akciğer, kolon, karaciğer , prostat, beyin tümörlerinde büyümeyi yavaşlatan bir potansiyel olarak görülüyor. Diyabet, kolesterol, hipertansiyon, bağışıklık sistemi uyarıcısı olarak ve kilo kaybına karşı kullanımı önerilmekte.
Kanserden korunmak için, kanser tedavisinde destek olarak ve kanser kemoterapisinin yan etkilerini azaltmak için kullanılabilir.
Kullanım Önerisi: Günde 2 defa , yemeklerden sonra 1’er kapsül.
SHIITAKE:
(Lentinan içeriği sayesinde kanser düşmanı)
Asyada ormanlarda büyüyen ya da kültürde yetişebilen, yemekleri yapılan bir mantar türüdür.
Mantarın içindeki lentinon sayesinde bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek kanser ve AİDS’in yayılımını interferon oluşturarak engellediği için, kullanımı tavsiye edilmektedir.
Shiitakenin içerdiği lentininin kanser tedavisinde oluşan yan etkileri azalttığı ileri sürülmektedir. Yüksek kolesterolde, bağışıklık sistemi uyarıcısı olarak ve enfeksiyonlarda destek tedavisi olarak kullanılır.
Kanserden korunmak için, kanser tedavisinde ve kanser kemoterapisinin yan etkilerini azaltmak için beslenme desteği olarak etkili olabilen bir üründür. Özellikle mide kanserinde, kolon kanserinde ve prostat kanserinde lentininin, sağ kalma ve bağışıklığa önemli katkıları olduğu açıklanmıştır.
Kullanım Önerisi: Günde 2 defa , yemeklerden sonra 1′er kapsül.
Etiketler:
bitkisel sağlık,
doğal sağlık,
kanser,
kanser tedavisi,
mantar,
sağlık
8 Nisan 2009 Çarşamba
Peeling ve maskelerin önemi, uygulanması ve uygulama sıklığı
Haftalık cilt temizliği ve cilt bakımında peeling ve maskelerin yeri çok önemlidir. Cildi ölü deriden arındıran peeling cilt için bir nevi kese görevi yapmaktadır.
Cilt tipine göre farklı granül büyüklükleri ile ciltte arındırma yaparlar. Yine cildin tipine göre kullanım sıklıkları da değişmektedir.
Ancak banyo sonrasında yumuşamış ve gözenekleri açılmış bir cilde ıslak iken uygulanması daha yararlıdır.
Hafif hareketler ile burun kanadı üstünde 2 parmak baskısını daha artırarak uygulanır, ardından bol su ile yüzden arındırılır. Bu işlem haftada 1 ya da 2 kez tekrarlanmalıdır.
Ancak bu, cilt durumuna göre değişebilir, akneli ve sivilce olan ciltler peelingden kaçınmalıdır.
Cilt tipine göre farklı granül büyüklükleri ile ciltte arındırma yaparlar. Yine cildin tipine göre kullanım sıklıkları da değişmektedir.
Ancak banyo sonrasında yumuşamış ve gözenekleri açılmış bir cilde ıslak iken uygulanması daha yararlıdır.
Hafif hareketler ile burun kanadı üstünde 2 parmak baskısını daha artırarak uygulanır, ardından bol su ile yüzden arındırılır. Bu işlem haftada 1 ya da 2 kez tekrarlanmalıdır.
Ancak bu, cilt durumuna göre değişebilir, akneli ve sivilce olan ciltler peelingden kaçınmalıdır.
Etiketler:
bitki kürü,
cilt bakımı,
doğal bakım,
kadın,
sağlık
8 Mart 2009 Pazar
Hastalıklar için bitkisel çözüm önerileri : Allerji için bitkisel tedavi
ALERJİ İÇİN
1- Şahtere otu kaynatılıp sabah akşam l'er su bardağı içilir. Bu reaksiyon gösteren organı sakinleştirir.
2- Acı yonga ve Ravend çini birer çorba kaşığı karıştırılıp kaynatılır. Sabah akşam birer bardak içilir.
3- Kaşınan bölgeye oğul otunu haşlayıp ezerek koyun. Kaşıntı geçecektir.
1- Şahtere otu kaynatılıp sabah akşam l'er su bardağı içilir. Bu reaksiyon gösteren organı sakinleştirir.
2- Acı yonga ve Ravend çini birer çorba kaşığı karıştırılıp kaynatılır. Sabah akşam birer bardak içilir.
3- Kaşınan bölgeye oğul otunu haşlayıp ezerek koyun. Kaşıntı geçecektir.
Hastalıklar için bitkisel çözüm önerileri : Ağrılar için bitkisel tedavi
AĞRILAR İÇİN
1- Zeytinyağıyla portakal kabukları 15 gün güneşte bir şişe içinde bekletilir. Bu hafif sarımtrak yağla ağrıyan yer ovulur.
2- Tuzsuz tereyağı (iki çorba kaşığı) içine bir çay kaşığı karabiber ve iki diş sarımsak atılır. 2 bardak su ilavesiyle kaynatılır. Su üstüne çıkan yağla ağrıyan vücut bölgesi ovuşturulur.
3- "Susam yağı. günlük yağı. Udi hindi yağı. defne yağı ve sedef çiçeği yağı" hepsinden aynı ölçekte alınıp karıştırılır. Ağrıyan bölge ısıtılmış bir bezle iyice sıcaklaştırıldıktan sonra bu karışımla kuvvetlice masaj yapılır.
4- Ağrı. ishal ağrısıysa veya göz ağrısıysa zencefil ve havlıcan kaynatılıp biraz şeker katılarak içilir. Papatya çayı da ağrıyı sakinleştirecektir.
5- Gaz ağrısı için dereotu tohumlarım kaynatıp suyunu için. Bebeklere 1-2 çay kaşığı verilebilir.
ALERJİ İÇİN
1- Şahtere otu kaynatılıp sabah akşam l'er su bardağı içilir. Bu reaksiyon gösteren organı sakinleştirir.
2- Acı yonga ve Ravend çini birer çorba kaşığı karıştırılıp kaynatılır. Sabah akşam birer bardak içilir.
3- Kaşınan bölgeye oğul otunu haşlayıp ezerek koyun. Kaşıntı geçecektir.
1- Zeytinyağıyla portakal kabukları 15 gün güneşte bir şişe içinde bekletilir. Bu hafif sarımtrak yağla ağrıyan yer ovulur.
2- Tuzsuz tereyağı (iki çorba kaşığı) içine bir çay kaşığı karabiber ve iki diş sarımsak atılır. 2 bardak su ilavesiyle kaynatılır. Su üstüne çıkan yağla ağrıyan vücut bölgesi ovuşturulur.
3- "Susam yağı. günlük yağı. Udi hindi yağı. defne yağı ve sedef çiçeği yağı" hepsinden aynı ölçekte alınıp karıştırılır. Ağrıyan bölge ısıtılmış bir bezle iyice sıcaklaştırıldıktan sonra bu karışımla kuvvetlice masaj yapılır.
4- Ağrı. ishal ağrısıysa veya göz ağrısıysa zencefil ve havlıcan kaynatılıp biraz şeker katılarak içilir. Papatya çayı da ağrıyı sakinleştirecektir.
5- Gaz ağrısı için dereotu tohumlarım kaynatıp suyunu için. Bebeklere 1-2 çay kaşığı verilebilir.
ALERJİ İÇİN
1- Şahtere otu kaynatılıp sabah akşam l'er su bardağı içilir. Bu reaksiyon gösteren organı sakinleştirir.
2- Acı yonga ve Ravend çini birer çorba kaşığı karıştırılıp kaynatılır. Sabah akşam birer bardak içilir.
3- Kaşınan bölgeye oğul otunu haşlayıp ezerek koyun. Kaşıntı geçecektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)