kadın sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın sağlığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ocak 2013 Pazar
Pek çok kadının derdi meme ağrısına çözümler
Kadınlarda meme ağrısı, memeyle ilgili en sık görülen şikâyetlerden birisidir. Ağrı bir veya iki memede farklı derecelerde olabilir. Memede ağrı şikayetiyle hekime başvuran hastaların en büyük korkusu kanser olma ihtimalleridir.
Gerçekte, meme ağrısıyla kanser arasında direkt bir ilişki yoktur. Meme kanserinin birçok bulgusu yanında, memede ağrı olanı çok azdır. Memede ağrının nedeni, memenin kendisinden kaynaklanan patolojiler olduğu gibi meme çevresindeki kas, eklem ve kemiklerde oluşan hastalıklar da olabilir. Meme ağrısı ve meme hassasiyeti ne zaman kanseri düşündürür? Bir çok kanser kitlesi büyüyene dek ağrısızdır. Ancak meme ağrısının sadece tek bir yerde olması ve sebat etmesi kitlenin boyutuna bakılmaksızın meme kanseri şüphesini arttırmaktadır.
Meme ağrısı Tanı ve Tedavisinde neler yapılır?
Ağrı, meme kanserinin ender görülen bir belirtisi olmasına karşın yapılan tıbbi değerlendirmeyle meme kanseri olmadığı belirlendikten sonra tedaviye başlanır. Bu amaçla; önce bir Genel Cerrah tarafından meme muayenesi gerekir. 40 yaş altı kadınlarda meme ultrasonu ve 40 yaş üzerinde mamografi ve meme ultrasonu yapılır. Risk faktörü olan (özellikle ailesinde meme kanseri hikayesi bulunan) kadınlarda veya hekim tarafından gerekli görülen durumlarda mamografi 35 yaştan sonra yapılabilir.
Kadınları utandıran sorular
Kadınların, belki küçük yaşlardan itibaren ‘ayıp’ olduğu söylendiği için, belki de gerçeklerle yüzleşmeye cesaretleri olmadığı için sormaya korktukları soruların cevaplarını almak aslında zor değil.
Orgazm olduğumu nasıl anlayacağım?
Bu soru, kadınların sormaya korktuğu soruların başında geliyor. Etraflarındaki diğer kadınlardan sürekli orgazm hikayeleri duyan kadınlar, kendilerinden şüphe etmeye ve bir sorunları olduğunu düşünmeye başlıyor. Oysa ilk olarak şunu kabul etmek gerekiyor; orgazm hemen olan bir şey değil. Uzmanlara göre orgazmı öğrenmek için belirli bir zaman gerekiyor, çünkü orgazm öğrenilen bir refleks olarak kabul ediliyor. Özellikle kadınlarda klitoris sinir yapısı bakımından çok zengin. Fakat her kadın her cinsel birleşmede orgazma ulaşamayabiliyor. Kadınlarda orgazm, klitorisin ya da diğer duyarlı bölgelerdeki basıncın, vücut gerilimini artırıp vajina, uteris ve rektumda kasılmalar yaratması, bu kasılmalar sırasında kalp ve kan basıncını artırmasıyla oluşuyor. Orgazmın süresi gibi şiddeti de kişiden kişiye değişiyor. Aslında kadınların orgazm olup olmadığını anlamaması gibi bir durum çok da söz konusu değil, çünkü bir kadın vücudundaki bu değişimleri kolayca anlayabiliyor.
Cinsel ilişkiden sonra genital bölgenin temizlenmesi hamileliği önler mi?
Cinsel ilişkiden sonra genital bölgeyi temizlemek hamileliği önlemiyor, çünkü spermler hızlı bir şekilde içeri giriyor ve gebeliği başlatabiliyor. Genital bölgenin dış kısmına boşalma olursa spermler temizlenerek gebelik ihtimali azaltılmış oluyor. Fakat buna da fazla güvenmemek gerekiyor, çünkü spermler uzun süre etkisini kaybetmeden yaşayabiliyor.
Bazen cinsel ilişki sonrasında canım çok yanıyor, neden?
Vajinal sıvının yeterli olmadığı durumlarda cinsel ilişki sonrasında acı duyulabiliyor. Bu ağrılar genelde bir şey ifade etmiyor ama ağrı sürekli hale geldiyse ve her birleşme sırasında tekrarlanıyorsa, mutlaka doktora görünmek gerekiyor. Çünkü bu tip ağrılar vajinal kistlerin ve yaraların habercisi olabiliyor.
Üst üste orgazm olabilir miyim?
Kadınlar erkeklere göre daha yavaş ve zor uyarılıyor. Fakat kadınların en büyük şansı üst üste orgazm yaşayabilmeleri oluyor. Kadının boşalması daha uzun sürüyor ve ard arda cinsel ilişkiye girebiliyor. Bu nedenle orgazmın da üst üste yaşanması mümkün olabiliyor.
Regl döneminde cinsel ilişkiye girmenin zararları var mı?
Bazı uzmanlar zararlı olduğunu savunurken bazıları da regl döneminde cinsel ilişkiye girilebileceğini belirtiyor. Vajina regl döneminde enfeksiyonlara daha açık oluyor, bu nedenle de temizliğe ve korunmaya daha da dikkat etmek gerekiyor. Fakat bazı kadınlar bu dönemde istekli olabiliyor ve eşleri de bundan rahatsız olmuyorsa birlikte olmalarında çok da büyük bir sakınca bulunmuyor.
Vajina temizliğinde özel ürünler kullanmak şart mı?
Kadınlar vajina temizliği hakkında özellikle son yıllarda çıkan temizleme jelleri, kremleri, mendilleri hatta spreyleri konusunda kararsız kalıyor. Aslında uzmanların bir kısmı bu ürünlerin kullanılması gerektiğini söylerken bir kısmı da kullanılmamasını savunuyor. Kısacası uzmanlar da bu konuda bir fikir birliğine varmış değil. Fakat bilinen bir gerçek var ki, o da vajina bölgesinin kendine ait bir florası var ve bu floranın dışarıdan uygulanan maddelerle bozulması bakterilere karşı zayıf kalmasına neden oluyor. Vajinanın içinde asidik bir ortam bulunuyor ve sabun, jel gibi ürünlerin asidik ortamı bozma ihtimali bulunuyor. Vajinayı sabunla yıkamak, yanma hissine neden olabileceği gibi bu bölgedeki iyi huylu bakterilerin ve vücut savunma elemanlarının yok olmasına neden olabiliyor. Bu da ciddi enfeksiyonlara yol açıyor. Vajina için üretilen temizleme sıvılarını vajinanın içine doğru değil sadece dış genital bölge üzerinde kullanılmasına dikkat etmek gerekiyor.
27 Temmuz 2009 Pazartesi
Cinsel sağlık:Yumurtalık kanseri
Yumurtalık aknseri jinekolojik kanserler içinde en çok korkulan kanserdir. Çünkü hastalık ileri evreler ulaşmadan herhangi bir belirti vermemektedir. Düzenli jinekolojik muayene dışında yumurtalık kanserinin erken tanısında kullanılacak bir yöntem henüz bulunamamıştır. Jinekolojik kanserlerin %25 oluşturur ve 50-60 yaşları arasında daha sıklıkla görülür. Gebe kalmamış ve doğum yapmamış kişilerde görülme sıklığı daha fazladır. Bazı ailelerde ise genetik yatkınlık vardır.
Kanserin bulguları ileri evrede ortaya çıkmaktadır ve hastayı hekime getiren şikayet karın ağrısı ve karın şişliğidir. Bu aşamada tümör 12-15 cm boyunda ve karında sıvı birikimi vardır. Tümörün cevre organlara yaptığı baskı nedeni ile idrar yollarına ve mide-bağırsak sistemine bağlı yakınmalar ortaya çıkar. Bunlar, sık idrara gitme, kabızlık, isal, bulantı, kusma ve iştahsızlık gibi şikayetlerdir. Küçük bir grup hasta ise hekime adet düzensizliği ve anormal kanama şikayeti ile başvurmaktadır. Bunun nedeni ise genelde hormon salgılayan tümörlerdir. Tanıda jinekolojik muayene, laparoskopi (karın içi organların görülerek incelenmesine imkan veren tanı ve tedavi amaçlı yapılan bir girişim), ultrason, doppler ultrason, tomografi, manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleri ve kandaki tümör belirteçlerinden faydalanılır.
Tedavide cerrahi girişim en etkin tedavi yöntemidir. Cerrahi girişim aynı zamanda hastalığın yaygınlık derecesinin saptanmasını ve sonraki tedavi yaklaşımını belirlemekte yardımcı olur. İlerlemiş evrelerde cerrahi tedaviye radyoterapi ve kemoterapide eklenir.
Kanserin bulguları ileri evrede ortaya çıkmaktadır ve hastayı hekime getiren şikayet karın ağrısı ve karın şişliğidir. Bu aşamada tümör 12-15 cm boyunda ve karında sıvı birikimi vardır. Tümörün cevre organlara yaptığı baskı nedeni ile idrar yollarına ve mide-bağırsak sistemine bağlı yakınmalar ortaya çıkar. Bunlar, sık idrara gitme, kabızlık, isal, bulantı, kusma ve iştahsızlık gibi şikayetlerdir. Küçük bir grup hasta ise hekime adet düzensizliği ve anormal kanama şikayeti ile başvurmaktadır. Bunun nedeni ise genelde hormon salgılayan tümörlerdir. Tanıda jinekolojik muayene, laparoskopi (karın içi organların görülerek incelenmesine imkan veren tanı ve tedavi amaçlı yapılan bir girişim), ultrason, doppler ultrason, tomografi, manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleri ve kandaki tümör belirteçlerinden faydalanılır.
Tedavide cerrahi girişim en etkin tedavi yöntemidir. Cerrahi girişim aynı zamanda hastalığın yaygınlık derecesinin saptanmasını ve sonraki tedavi yaklaşımını belirlemekte yardımcı olur. İlerlemiş evrelerde cerrahi tedaviye radyoterapi ve kemoterapide eklenir.
Etiketler:
cerrahi tedavi,
cinsel sağlık,
kadın sağlığı,
tomografi,
tümör,
ultrason,
yumurtalık kanseri
Simir (smear) Testi.
Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için mutlaka yaptırılmalıdır.
Halk arasında simir testi olarak bilinmektedir.
Bu test ile kanser öncesi lezyonlarının doktorlar
tarafından daha kolay tanınıp tedavi edilmesini sağlar.
Simir testi taramasına , ilk cinsel ilişki ile başlanmalıdır.(18 yaşında veya herhangi bir yaşta )
Bütün seksüel olarak aktif kadınlarda yılda bir kere uygulanması tavsiye edilmektedir.
Cinsel ilişkiye geç başlayan ve tek partneri olan kadınlarda rahim ağzı kanserinin gelişme riski
çok düşüktür.Hiç cinsel ilişkiye girmemiş kadınlarda ise servikal kanser gelişme riski yaklaşık sıfırdır.Servikal kanser gelişme riski düşük olan olan guruptaki kadınlarda smear bir yıldan daha geniş aralıklar ile tekrar edilebilir.Kanser olmayan nedenlerden dolayı histerektomi (rahim alınması ameliyatı) olmuş kadınlarda smear taraması her 3 yılda bir yapılmalıdır.
Simirsmear) testi nasıl yapılır?
Genellikle bu testi yaptırmak isteyen kadınlar ve özellikle ilk defa yaptıracakların merak ettiği bir sorusu.Acaba nasıl yapılır. Smear testi yapılması son derece basit bir yöntemdir ve ağrılı değildir.Hiç bir dokuya zarar vermeyen ve acı uyandırmayan bir uygulamadır.Test işlemi 15-30 saniye arasında sürer.
Genellikle rutin jinekolojik muayene sırasında uygulanır .Muayenede
vajinal spekulum takıldıktan sonra rahim ağzı (serviks) görülür. Vajina ve serviks (rahimağzı) çıplak gözle görülebilen lezyonlar(yaralar) açısından değerlendirildikten sonra yumuşak bir fırça yada özel bir spatula yardımı ile rahim ağzı bölgesinden salgı alınmaktadır. Sürüntü materyali olan salgı, lam denilen ince bir cam üzerine yayılıp ,alınan hücrelerin cam yüzeye yapışması
için alkol dolu bir kap içine konur veya üzerine yapıştırma özelliği olan bir sprey sıkılır. Fiksasyon denen bu işlem yapıldıktan sonra cam preparat özel bir saklama kabı içine konarak patolojiye gönderilmektedir. Patoloji laboratuvarında boyama işlemlerinden geçirilen cam, mikroskop altında incelenerek, değerlendirilir. İnce yayma teknikle, Human Papilloma Virus (HPV) tayini de yapılır.
Opr.Dr. Nevra Topalismailoğlu
Çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.
Halk arasında simir testi olarak bilinmektedir.
Bu test ile kanser öncesi lezyonlarının doktorlar
tarafından daha kolay tanınıp tedavi edilmesini sağlar.
Simir testi taramasına , ilk cinsel ilişki ile başlanmalıdır.(18 yaşında veya herhangi bir yaşta )
Bütün seksüel olarak aktif kadınlarda yılda bir kere uygulanması tavsiye edilmektedir.
Cinsel ilişkiye geç başlayan ve tek partneri olan kadınlarda rahim ağzı kanserinin gelişme riski
çok düşüktür.Hiç cinsel ilişkiye girmemiş kadınlarda ise servikal kanser gelişme riski yaklaşık sıfırdır.Servikal kanser gelişme riski düşük olan olan guruptaki kadınlarda smear bir yıldan daha geniş aralıklar ile tekrar edilebilir.Kanser olmayan nedenlerden dolayı histerektomi (rahim alınması ameliyatı) olmuş kadınlarda smear taraması her 3 yılda bir yapılmalıdır.
Simirsmear) testi nasıl yapılır?
Genellikle bu testi yaptırmak isteyen kadınlar ve özellikle ilk defa yaptıracakların merak ettiği bir sorusu.Acaba nasıl yapılır. Smear testi yapılması son derece basit bir yöntemdir ve ağrılı değildir.Hiç bir dokuya zarar vermeyen ve acı uyandırmayan bir uygulamadır.Test işlemi 15-30 saniye arasında sürer.
Genellikle rutin jinekolojik muayene sırasında uygulanır .Muayenede
vajinal spekulum takıldıktan sonra rahim ağzı (serviks) görülür. Vajina ve serviks (rahimağzı) çıplak gözle görülebilen lezyonlar(yaralar) açısından değerlendirildikten sonra yumuşak bir fırça yada özel bir spatula yardımı ile rahim ağzı bölgesinden salgı alınmaktadır. Sürüntü materyali olan salgı, lam denilen ince bir cam üzerine yayılıp ,alınan hücrelerin cam yüzeye yapışması
için alkol dolu bir kap içine konur veya üzerine yapıştırma özelliği olan bir sprey sıkılır. Fiksasyon denen bu işlem yapıldıktan sonra cam preparat özel bir saklama kabı içine konarak patolojiye gönderilmektedir. Patoloji laboratuvarında boyama işlemlerinden geçirilen cam, mikroskop altında incelenerek, değerlendirilir. İnce yayma teknikle, Human Papilloma Virus (HPV) tayini de yapılır.
Opr.Dr. Nevra Topalismailoğlu
Çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.
Rahim ağzı kanserine sebep olan etkenler.
Rahim ağzı kanseri meme ve rahim kanserinden sonra kadında en fazla rastlanan üçüncü kanserdir. Ortalama görülme yaşı 45 dir. Erken rahim ağzı kanseri hastasının %95'inden fazlası iyileşebilir. Bu yüzden erken teşhis ve tedavisi önemlidir. Rahim ağzı kanserinin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Fakat kansere yatkınlığı arttıran bazı faktörler vardır. Bunlar;
* Siyah ırkda daha fazla görülür,
* Çok eşlilik,
* Cinsel temasın 20 yaşından önce başlaması,
* Düşük sosyo ekonomik düzey,
* Viral ve bakterial enfeksiyonlar,
* Çok doğum,
* Sigara içimi,
* Vitamin C eksikliği,
* Erkek eşin sünnetli olmaması,
* Hastanın bağışıklığının baskılanması.
Rahim Boynu Kanserinin Klinik Bulguları
Erken evre kanserler genelde bulgu vermezler. Erken dönemde yakalayabilmek için yıllık rutin smear testi ve muayene gereklidir. İlerlemiş kanserin klinik bulguları;
*
Adet arası kanamalar
* Bu kanamalar lekelenme, kanlı akıntı veya aşikar kanamalar şeklindede olabilir. Genelde kokulu, kaşıntı yapmayan akıntıdır.
* İlişki sonrası kanama
* Kasık ağrısı genellikle tek taraflıdır
Zayıflık, kilo kaybı ve kansızlık hastalığın geç dönem bulgularıdır.
Rahim ağzı kanserinin ilerlemesi bazen çok hızlıdır. Bu nedenle, kanserin erken dönemde saptanabilmesi için gebelerde dahil olmak üzere tüm kadınların düzenli jinekolojik muayene ve smear testi yaptırmalarının büyük önemi vardır. Çünki hastalık bulgu vermeye başladığında çoğunlukla ilerlemiş safhadadır, ve klinik olarak yapılacak şeyler kısıtlıdır. Kanserin tanısı jinekolojik muayene ve alınan örneklerin patolojik incelemesi ile yapılır. Erken evre kanserlerin tedavisinde sadece rahim boynu veya rahimin alınması ile başarılı sonuç elde edilirken, ilerlemiş kanserlerde büyük ameliyatlar ve bunlara ek olarak yapılan radyoterapi ve kemoterapi tedavilerinin sonuçları pek yüz güldürücü olmamaktadır.
* Siyah ırkda daha fazla görülür,
* Çok eşlilik,
* Cinsel temasın 20 yaşından önce başlaması,
* Düşük sosyo ekonomik düzey,
* Viral ve bakterial enfeksiyonlar,
* Çok doğum,
* Sigara içimi,
* Vitamin C eksikliği,
* Erkek eşin sünnetli olmaması,
* Hastanın bağışıklığının baskılanması.
Rahim Boynu Kanserinin Klinik Bulguları
Erken evre kanserler genelde bulgu vermezler. Erken dönemde yakalayabilmek için yıllık rutin smear testi ve muayene gereklidir. İlerlemiş kanserin klinik bulguları;
*
Adet arası kanamalar
* Bu kanamalar lekelenme, kanlı akıntı veya aşikar kanamalar şeklindede olabilir. Genelde kokulu, kaşıntı yapmayan akıntıdır.
* İlişki sonrası kanama
* Kasık ağrısı genellikle tek taraflıdır
Zayıflık, kilo kaybı ve kansızlık hastalığın geç dönem bulgularıdır.
Rahim ağzı kanserinin ilerlemesi bazen çok hızlıdır. Bu nedenle, kanserin erken dönemde saptanabilmesi için gebelerde dahil olmak üzere tüm kadınların düzenli jinekolojik muayene ve smear testi yaptırmalarının büyük önemi vardır. Çünki hastalık bulgu vermeye başladığında çoğunlukla ilerlemiş safhadadır, ve klinik olarak yapılacak şeyler kısıtlıdır. Kanserin tanısı jinekolojik muayene ve alınan örneklerin patolojik incelemesi ile yapılır. Erken evre kanserlerin tedavisinde sadece rahim boynu veya rahimin alınması ile başarılı sonuç elde edilirken, ilerlemiş kanserlerde büyük ameliyatlar ve bunlara ek olarak yapılan radyoterapi ve kemoterapi tedavilerinin sonuçları pek yüz güldürücü olmamaktadır.
Etiketler:
kadın,
kadın sağlığı,
rahim kanseri,
smear testi
Rahim Kanserlerinde ne tür şikayetler ortaya çıkar?
Rahim kanserinin ilk bulgusu menopoz sonrası dönemde vaginal kanamalar iken adet gören kadınlardayse düzensiz adet kanamaları şikayetleridir.
ÇOK ÖNEMLİ!
Menopoz sonrası kanaması olan veya 40 yaş sonrası artmış (özellikle pıhtılı) vaginal kanama şikayeti olan tüm kadınlar rahim kanseri riskine karşı doktora başvurmalıdır.
Ayrıca periyodik jinekolojik muayeneler sırasında vaginal ultrason ile rahim iç zarı (endometrium) kalınlığı ölçümü de rahim kanseri hakkında fikir verebilmektedir.
Menopoz sonrası yıllarda kalınlaşmış bir endometrium izlenmesi durumunda da hastalar kanser açısından değerlendirilmelidir.
Pap-smear testi rahim kanseri erken tanısında kullanmaya elverişli bir test değildir. Bu test daha çok rahim ağzı (serviks) kanseri taramasında önemlidir.
ÇOK ÖNEMLİ!
Menopoz sonrası kanaması olan veya 40 yaş sonrası artmış (özellikle pıhtılı) vaginal kanama şikayeti olan tüm kadınlar rahim kanseri riskine karşı doktora başvurmalıdır.
Ayrıca periyodik jinekolojik muayeneler sırasında vaginal ultrason ile rahim iç zarı (endometrium) kalınlığı ölçümü de rahim kanseri hakkında fikir verebilmektedir.
Menopoz sonrası yıllarda kalınlaşmış bir endometrium izlenmesi durumunda da hastalar kanser açısından değerlendirilmelidir.
Pap-smear testi rahim kanseri erken tanısında kullanmaya elverişli bir test değildir. Bu test daha çok rahim ağzı (serviks) kanseri taramasında önemlidir.
Etiketler:
cinsel sağlık,
kadın,
kadın sağlığı,
kanser,
rahim kanseri,
sağlık
Rahim kanserine yol açan sebepler.
* Geç menopoz
* Çocuk doğurmamış olmak
* Genç yaşlarda adet düzensizlikleri, adet gecikmeleri, PCOS
* Şişmanlık (Obesite)
* Hipertansiyon
* Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)
* Endometrial hiperplazi öyküsü olanlar
* Önceden doğum kontrol hapı kullanmış veya kullanmakta olanlar rahim kanseri ve yumurtalık kanseri için risklerini azaltırken, rahim ağzı (serviks) kanseri için risklerini arttırırlar.
* Çocuk doğurmamış olmak
* Genç yaşlarda adet düzensizlikleri, adet gecikmeleri, PCOS
* Şişmanlık (Obesite)
* Hipertansiyon
* Şeker hastalığı (Diabetes mellitus)
* Endometrial hiperplazi öyküsü olanlar
* Önceden doğum kontrol hapı kullanmış veya kullanmakta olanlar rahim kanseri ve yumurtalık kanseri için risklerini azaltırken, rahim ağzı (serviks) kanseri için risklerini arttırırlar.
Etiketler:
kadın,
kadın sağlığı,
kanser,
menopoz,
rahim kanseri,
sağlık
Rahim kanseri nedir?

Rahim kanseri veya tıbbi literatürde "uterin kanser veya uterus kanserleri" denildiğinde rahim içini döşeyen endometriumdan (rahim iç zarı) kaynaklanan kanserler anlaşılır. Bu kanserlere "endometrium kanseri" de denir.
Kadınlardaki tüm kanserler arasında dördüncü sırada olup, aynı zamanda en sık görülen kadın üreme sistemi kanseridir. Rahim kanseri genellikle menopoz sonrası yıllarda ortaya çıkmaktadır. Genellikle 50-60 yaşları arasında görülür.
Rahim kanseri endometrium dokusunda geliştikten sonra kadın üreme sisteminin diğer organlarına da yayılma eğilimindedir. İlk önce rahim ağzı (serviks), tüpler ve yumurtalıklara doğru yayılır. Daha ilerlemiş hastalık durumlarında lenfatik damarlar aracılığı ile vücudun diğer bölümlerine atlar. Bir kanserin lenf veya kan yoluyla yayılması olayına "metastas" denir.
Etiketler:
kadın,
kadın sağlığı,
kanser,
rahim kanseri,
sağlık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)