“Erkekler İçin Garantili Göbekten Kurtulma Rehberi”ndeki kurallara uyun, fit olun.
Tarihin gözde erkeklerine bakın; biri bile göbekli değil!
O yüzden artık göbeğinizle sevimli olduğunuzu düşünmekten vazgeçin. Dr. John Biffra’nın yeni kitabı “Erkekler İçin Garantili Göbekten Kurtulma Rehberi”ndeki kurallara uyun, fit olun.
Kadınların ömrü “Göbeğim çıktı mı, selülitlerim azdı mı, popom büyüdü mü” endişeleriyle geçiyor. Biz böyleyken, erkekler koca göbekleriyle adeta övünüyorlar. Kadınların yağları “tu kaka” erkeklerinki “maşallah”…
Ama bir de şu açıdan bakın; mesela biz selülitlerimize bu kadar kafayı takmadan 20 yıl önce, hangi erkek selülitin farkındaydı? Filmlerde, fotoğraflarda selülitini saklayan kadın yoktu ve her kadının selüliti vardı. Ama o zamanlarda bile tüm gözde erkekler filinta gibiydi.
Tüm dünyada göbeğine rağmen sevilen sadece dört erkek var: Homer Simpson, Noel Baba, Buddha ve Danny de Vito. Bizim selülite savaş açmamız ise yine erkeklere yaradı; bu sayede eczane vitrinlerinde, dergilerde, gazetelerde, reklamlarda bol bol bikinili kadın vücudu görmeye başladılar. O yüzden belki de artık kendi vücudumuzla barışıp, erkeklere “Sen kendi göbeğine bak” deme zamanı!
5 MADDEYİ UYGULAYIN
Waist Disposal: The Ultimate Fat Loss Manual for Men (Erkekler İçin Garantili Göbekten Kurtulma Rehberi) adlı kitabın yazarı Doktor John Biffra, beş maddeye uyarsanız bir ayda göbeğinizin erimeye başlayacağını söylüyor.
İşte o 5 madde:
1. Kalori saymayı unutun! Kaloriler yerine ne yediğinize dikkat edin. Yüksek proteinli, düşük kalorili ve doyurucu yemekler yemelisiniz. Aç kalıp iştahınızın şahlanmasına yol açmayın. Ara öğünlerde kuruyemiş atıştırın.
2. Gazlı içeceklerden, şekerli yiyeceklerden uzak durun.
3. Et, balık, tavuk, yumurta, havuç ve patates dışındaki sebzeler, özgürce yiyebilecekleriniz. Her zaman şunu aklınızda tutun: Bütün alışkanlıklarımızın temelinde evrimsel geçmişimiz var. Evrimin başından beri et, balık, meyve, yumurta, fındık-fıstık, sebze yiyoruz. Ama sağlığa zararlı yiyeceklerle yakın geçmişte tanıştık. Bizim için bu kadar yeni olan yiyecekleri, hayatımızdan çıkarmak ne kadar zor olabilir ki?
4. Diyeti ve sporu sadece göbekten kurtulma yolu olarak görmeyin. Yapacağınız her şey genel sağlığınız için faydalı. Bunu düşünürseniz severek spor yaparsınız.
5. Amacınız kilo vermek değil, yağlardan kurtulmak olsun.
SPORUN ETKİSİ % 40
“Bütün egzersizler kilo verdirir. Kilo vermenin mantığı, vücudun kalori yakmasıdır. Aslında oturduğumuz yerde bile bunu yaparız; nefes alıp vermek, elimizi kaldırmak, yediğimiz yemekleri sindirmek gibi yaşamsal faaliyetlerimizde vücudumuz kalori yakar’ diyen Spor Birimleri Şefi Erhan Ünal, şöyle devam etti:
‘Ama önemli olan, kas oranımızı artırmak ve karın kaslarını kuvvetlendirmektir. Bunu da öncelikle direnç egzersizleriyle başarabiliriz. Ağırlık egzersizleri, pilates, yoga gibi… Bu egzersizler, kas oranlarını artırarak metabolizmayı hızlandırır.
Daha çok kalori yakmak için ayrıca 30-50 dakikalık kardiyovasküler egzersizler faydalıdır; yani koşu, yürüyüş, bisiklet, kick boks, futbol, basketbol, tenis… Yağ yakarken ve göbeği eritirken; beslenme yüzde 60, spor ise yüzde 40 oranında etkilidir. Beslenmeyi düzene sokmadan kilo vermek imkânsızdır.”
ERKEKLER DİYETTE %99.9 BAŞARILI
Dr. John Biffra, erkeklerin kadınlara göre daha kolay kilo verdiğini söylüyor. 30 günlük düzenli bir diyetin sonunda, hem göbeğinizin küçüleceğini hem de enerjinizin artacağını belirtiyor:
“Erkeklerin psikolojisi çok basit. Kadınlarınki ise çok daha karışık; belki hormonal etkilerden, belki tekrarlanan diyetlerden, belki de evrimsel nedenlerden… Kadınlar daha uzun sürede kilo veriyor. Ama 100 erkeği alın, onlara nasıl doğru besleneceklerini gösterin, yüzde 99.9’u hemen kilo vermeye başlayacaktır.”
DİYETTE NELER YEMELİSİNİZ?
Dr. John Biffra, çok satacak bir kitap yazdı ama siz sadece ona bağımlı kalmayın. Uzmanlar, diyete başlamadan önce, böbreküstü bezleri ve tiroit hormonlarınız, kolesterol ve yağ oranlarınız, açlık ve tokluk kan şekeriniz hakkında tahlil yaptırmanız gerektiğini söylüyor.
Çünkü hormonlarınız veya farkına varmadığınız hastalıklarınız, göbeklenmenize yol açmış olabilir. Metabolik bir sorununuz yoksa diyete başlayabilirsiniz. “Bir kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir” diyeti yapacağınızı zannetmeyin. Diyet uzmanı size yaşam koşullarınıza ve yemek alışkanlıklarınıza uygun diyeti verecektir.
Ama şu kurallara da uyun:
* Sevmeseniz de sebze yemelisiniz. Ama etli sebze yemeklerinden bahsetmiyoruz.
* Et istiyorsanız ve kolesterol probleminiz yoksa ızgara et, fırında rosto tarzı yemekleri tercih edin.
* Etin suyu yerine kendisini tüketin. Yani pilavınızın üstüne koymak için “Şu yemeğin suyundan biraz alayım” demeyin.
* Haftanın iki günü kırmızı et, iki günü balık, iki günü ise tavuk yemelisiniz. Bunların ızgara, buğulama ya da fırında pişirilmiş olmasına dikkat edin.
* Ekmek olmadan doymayanlardan mısınız? Çok tahıllı veya tam buğday ekmeğini tercih edin (Diyet yapan kadınlar gibi görünmekten korkmayın, çok tahıllı ekmekler hem lezzetli ve sağlıklı, hem de havalı).
* Ortalama 10 kg. fazlalığı olan bir erkek, günde 3 orta boy dilim ekmek ya da onun yerine 6 yemek kaşığı pilav/makarna tükmeli.
* Havuç hariç, sebzelerin hepsini çiğ olarak sınırsız tüketebilirsiniz.
* Meyvelerden muz, üzüm ve incir yerine şeftali, armut, karpuz, malta eriği, kiraz, erik ve çileği tercih edin.
* Ara öğünde, sabah saat 10.30-11.00 civarı yarım simit ve bir bardak ayran tüketin. Simitteki susamın yağlarıyla ayranın yağı birleşince, karın yağlarını kırıyor. Akşam üzeri ise saat 15.30 civarında meyve yemelisiniz.
* 10 günde bir, bir porsiyon sütlü tatlı yiyebilirsiniz. Ama diyet tatlı olmasın.
* Alkole gelince… Homer Simpson gibi olmak istemiyorsunuz değil mi? O zaman birayı unutun! Viski, votka, rakı ve şarap içebilirsiniz. Ama en iyisinin şarap olduğunu unutmayın.
* Masa başı işi yapıyorsanız metabolizmanızı hızlandırmanız gerek. Bunun için yeşil çay (yeşil çayın şeftali aromalı gibi çeşitlerini deneyebilirsiniz, yeter ki şekersiz olsun), limonlu su, elma suyu veya biberiye, kekik, tarçın, karanfil çayları için. Bu içecekler hem şekeri düzenliyor, hem de metabolizmanızı canlandırıyor.
MASA BAŞI EGZERSİZİ
* Masa başında, oturduğunuz yerde küçük hareketlerle karın bölgenizi çalıştırın: Karnınızı içeri çekip bacaklarınızı uzatın ve sanki frene, gaza basar gibi ayaklarınızı itin.
* Bir de, bir zahmet spor yapın! Spor salonuna üye olmasanız da yürüyüş yapabilir, bisiklete binebilir ve mesela televizyon izlerken suyunuzu mutfaktan kendiniz alabilirsiniz!
KEL OLMAK KADAR KORKUTUCU
“Erkeklerin zayıflamak istemesinde estetik etiketler önemli. Erkekler görünüşlerini kafaya taktıkları zaman, en çok göbekleri yüzünden üzülürler. Göbeklerindeki yağları tutup, ‘İşte bundan kurtulmak istiyorum’ derler.
Çünkü günümüzün estetik anlayışına göre, minik bir göbeğin olması, kel olmak kadar korkutucu. Oysa 10 yıl önce karın bölgesindeki yağlara karşı daha hoşgörülüydük. Hatta büyük göbekler, zengin sofralar bir gurur kaynağıydı. Şimdi, sağlık hakkında daha bilinçliyiz” diyor Dr. Biffra.
8 Eylül 2010 Çarşamba
5 Mart 2010 Cuma
Kalbe faydalı gelen bitkiler: Yer fıstığı
Yer fıstığı (Arachis hypogaea): Fıstık tüketirken, üstündeki kırmızı renkli kabuğunu soymayın, çünkü oligomerik prosiyanidinler (OP’ler) olarak bilinen kalp dostu bileşikler, bu kabukta bulunmaktadır.
OP’ler yalnızca kalp krizini engellemekle kalmaz, aynı zamanda kanser ve inmeye karşı da koruyucudur.
Henüz bitkilerin içerdiği OP’ler tam olarak tespit edilmediğinden, hangi bitkilerin zengin OP kaynakları olduğunu söyleyemiyoruz. Gerekli OP ihtiyacınızı fıstık kabuğu, kırmızı üzüm ve kırmızı şaraptan karşılıyabilirsiniz.
OP’ler yalnızca kalp krizini engellemekle kalmaz, aynı zamanda kanser ve inmeye karşı da koruyucudur.
Henüz bitkilerin içerdiği OP’ler tam olarak tespit edilmediğinden, hangi bitkilerin zengin OP kaynakları olduğunu söyleyemiyoruz. Gerekli OP ihtiyacınızı fıstık kabuğu, kırmızı üzüm ve kırmızı şaraptan karşılıyabilirsiniz.
Etiketler:
bitkisel sağlık,
bitkisel şifa,
bitkisel tedavi,
kalp sağlığı,
sağlık
Kalbe faydalı gelen bitkiler: Hindiba

Hindiba (Cichorium intybus): Herbalist Kathi Keville’e göre, Mısırlı araştırmacılar hindiba köklerinin kalp için 2 şekilde yararlı olduğunu keşfetmişler.
Hindiba, kalp çarpıntısını yavaşlatır ve reçetelere kalp ilacı olarak sık sık yazılan yüksük otu gibi kalp kuvvetlendiricidir. Bu da hindibanın güvenilir bir bitki olduğunu yeterince göstermektedir.
Piyasa bulunan bazı kahve ikameleri kavrulmuş hindiba içermektedir. Fransa ve İtalya’da, hindiba kökleri yalnızca içecek yapmak için değil, sebze olarak da kullanılmaktadır.
27 Temmuz 2009 Pazartesi
Boğaz şişmesi için bitkisel çözümler
- Meşe kabuğu, ayva yaprağı, pelit ve mersin yaprağı su içerisinde yarım saat kadar kaynatıldıktan sonra sıkılarak posası bir tülbent yardımı ile boğaza sarılır. Ayrıca süzüldükten sonra elde edilen suda yatmadan önce 1 fincan içilerek boğaz şişmesi tedavi edilebilir.
- Mine çiçekleri iyice ezilerek elde edilen posaya yumurta sarısı ilave edilerek iyice karıştırılır. Elde edilen bu karışım sıcak suya batırılmış temiz bir tülbent yardımı ile boğaza sarılarak boğaz şişmesi tedavi edilebilir.
- Sumak, hatmi kökü ve keten tohumu 20 dakika kadar kaynatıldıktan sonra sıkılır ve elde edilen posa tülbent yardımı ile boğaza sarılarak boğaz şişliği tedavi edilebilir.
Etiketler:
bitkisel tedavi,
boğaz şişmesi tedavisi,
doğal sağlık
Cinsel sağlık:Yumurtalık kanseri
Yumurtalık aknseri jinekolojik kanserler içinde en çok korkulan kanserdir. Çünkü hastalık ileri evreler ulaşmadan herhangi bir belirti vermemektedir. Düzenli jinekolojik muayene dışında yumurtalık kanserinin erken tanısında kullanılacak bir yöntem henüz bulunamamıştır. Jinekolojik kanserlerin %25 oluşturur ve 50-60 yaşları arasında daha sıklıkla görülür. Gebe kalmamış ve doğum yapmamış kişilerde görülme sıklığı daha fazladır. Bazı ailelerde ise genetik yatkınlık vardır.
Kanserin bulguları ileri evrede ortaya çıkmaktadır ve hastayı hekime getiren şikayet karın ağrısı ve karın şişliğidir. Bu aşamada tümör 12-15 cm boyunda ve karında sıvı birikimi vardır. Tümörün cevre organlara yaptığı baskı nedeni ile idrar yollarına ve mide-bağırsak sistemine bağlı yakınmalar ortaya çıkar. Bunlar, sık idrara gitme, kabızlık, isal, bulantı, kusma ve iştahsızlık gibi şikayetlerdir. Küçük bir grup hasta ise hekime adet düzensizliği ve anormal kanama şikayeti ile başvurmaktadır. Bunun nedeni ise genelde hormon salgılayan tümörlerdir. Tanıda jinekolojik muayene, laparoskopi (karın içi organların görülerek incelenmesine imkan veren tanı ve tedavi amaçlı yapılan bir girişim), ultrason, doppler ultrason, tomografi, manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleri ve kandaki tümör belirteçlerinden faydalanılır.
Tedavide cerrahi girişim en etkin tedavi yöntemidir. Cerrahi girişim aynı zamanda hastalığın yaygınlık derecesinin saptanmasını ve sonraki tedavi yaklaşımını belirlemekte yardımcı olur. İlerlemiş evrelerde cerrahi tedaviye radyoterapi ve kemoterapide eklenir.
Kanserin bulguları ileri evrede ortaya çıkmaktadır ve hastayı hekime getiren şikayet karın ağrısı ve karın şişliğidir. Bu aşamada tümör 12-15 cm boyunda ve karında sıvı birikimi vardır. Tümörün cevre organlara yaptığı baskı nedeni ile idrar yollarına ve mide-bağırsak sistemine bağlı yakınmalar ortaya çıkar. Bunlar, sık idrara gitme, kabızlık, isal, bulantı, kusma ve iştahsızlık gibi şikayetlerdir. Küçük bir grup hasta ise hekime adet düzensizliği ve anormal kanama şikayeti ile başvurmaktadır. Bunun nedeni ise genelde hormon salgılayan tümörlerdir. Tanıda jinekolojik muayene, laparoskopi (karın içi organların görülerek incelenmesine imkan veren tanı ve tedavi amaçlı yapılan bir girişim), ultrason, doppler ultrason, tomografi, manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleri ve kandaki tümör belirteçlerinden faydalanılır.
Tedavide cerrahi girişim en etkin tedavi yöntemidir. Cerrahi girişim aynı zamanda hastalığın yaygınlık derecesinin saptanmasını ve sonraki tedavi yaklaşımını belirlemekte yardımcı olur. İlerlemiş evrelerde cerrahi tedaviye radyoterapi ve kemoterapide eklenir.
Etiketler:
cerrahi tedavi,
cinsel sağlık,
kadın sağlığı,
tomografi,
tümör,
ultrason,
yumurtalık kanseri
Böbrek ağrısı için bitkisel çözümler:

- Dilimlenmiş turp, çoban kesesi otu ve arpa birlikte kaynatılıp süzülerek elde edilen suyu soğutulduktan sonra günde 1 fincan olarak içilerek böbrek ağrıları dindirilebilir.
- Kuru mısır püskülü su içerisinde kaynatılarak suyu sabah ve akşam olmak üzere günde 2 kez 2 bardak içilerek böbrek ağrılarından kurtulabilirsiniz.li>
- Taze çördük yaprakları hind kokası tohumları ile birlikte sıcak su içerisinde haşlanır, daha sonra süzülerek elde edilen sıvıya sirke ilave edilerek iyice karıştırılır. Elde edilen bu karışım yemek aralarında birer fincan olmak üzere içilebilir.li>
- Kurutulmuş fener çiçeği meyvesi iyice öğütülüp elenerek tozu arpa suyu ile karıştırılıp macun kıvamına getirilir. Hazırlanan bu macun yemeklerden önce 1 yemek kaşığı yenerek böbrek ağrısı tedavisi yapılabilir.
Etiketler:
bitkisel sağlık,
bitkisel tedavi,
böbrek ağrısı,
böbrek taşı
Simir (smear) Testi.
Rahim ağzı kanserinin erken teşhisi için mutlaka yaptırılmalıdır.
Halk arasında simir testi olarak bilinmektedir.
Bu test ile kanser öncesi lezyonlarının doktorlar
tarafından daha kolay tanınıp tedavi edilmesini sağlar.
Simir testi taramasına , ilk cinsel ilişki ile başlanmalıdır.(18 yaşında veya herhangi bir yaşta )
Bütün seksüel olarak aktif kadınlarda yılda bir kere uygulanması tavsiye edilmektedir.
Cinsel ilişkiye geç başlayan ve tek partneri olan kadınlarda rahim ağzı kanserinin gelişme riski
çok düşüktür.Hiç cinsel ilişkiye girmemiş kadınlarda ise servikal kanser gelişme riski yaklaşık sıfırdır.Servikal kanser gelişme riski düşük olan olan guruptaki kadınlarda smear bir yıldan daha geniş aralıklar ile tekrar edilebilir.Kanser olmayan nedenlerden dolayı histerektomi (rahim alınması ameliyatı) olmuş kadınlarda smear taraması her 3 yılda bir yapılmalıdır.
Simirsmear) testi nasıl yapılır?
Genellikle bu testi yaptırmak isteyen kadınlar ve özellikle ilk defa yaptıracakların merak ettiği bir sorusu.Acaba nasıl yapılır. Smear testi yapılması son derece basit bir yöntemdir ve ağrılı değildir.Hiç bir dokuya zarar vermeyen ve acı uyandırmayan bir uygulamadır.Test işlemi 15-30 saniye arasında sürer.
Genellikle rutin jinekolojik muayene sırasında uygulanır .Muayenede
vajinal spekulum takıldıktan sonra rahim ağzı (serviks) görülür. Vajina ve serviks (rahimağzı) çıplak gözle görülebilen lezyonlar(yaralar) açısından değerlendirildikten sonra yumuşak bir fırça yada özel bir spatula yardımı ile rahim ağzı bölgesinden salgı alınmaktadır. Sürüntü materyali olan salgı, lam denilen ince bir cam üzerine yayılıp ,alınan hücrelerin cam yüzeye yapışması
için alkol dolu bir kap içine konur veya üzerine yapıştırma özelliği olan bir sprey sıkılır. Fiksasyon denen bu işlem yapıldıktan sonra cam preparat özel bir saklama kabı içine konarak patolojiye gönderilmektedir. Patoloji laboratuvarında boyama işlemlerinden geçirilen cam, mikroskop altında incelenerek, değerlendirilir. İnce yayma teknikle, Human Papilloma Virus (HPV) tayini de yapılır.
Opr.Dr. Nevra Topalismailoğlu
Çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.
Halk arasında simir testi olarak bilinmektedir.
Bu test ile kanser öncesi lezyonlarının doktorlar
tarafından daha kolay tanınıp tedavi edilmesini sağlar.
Simir testi taramasına , ilk cinsel ilişki ile başlanmalıdır.(18 yaşında veya herhangi bir yaşta )
Bütün seksüel olarak aktif kadınlarda yılda bir kere uygulanması tavsiye edilmektedir.
Cinsel ilişkiye geç başlayan ve tek partneri olan kadınlarda rahim ağzı kanserinin gelişme riski
çok düşüktür.Hiç cinsel ilişkiye girmemiş kadınlarda ise servikal kanser gelişme riski yaklaşık sıfırdır.Servikal kanser gelişme riski düşük olan olan guruptaki kadınlarda smear bir yıldan daha geniş aralıklar ile tekrar edilebilir.Kanser olmayan nedenlerden dolayı histerektomi (rahim alınması ameliyatı) olmuş kadınlarda smear taraması her 3 yılda bir yapılmalıdır.
Simirsmear) testi nasıl yapılır?
Genellikle bu testi yaptırmak isteyen kadınlar ve özellikle ilk defa yaptıracakların merak ettiği bir sorusu.Acaba nasıl yapılır. Smear testi yapılması son derece basit bir yöntemdir ve ağrılı değildir.Hiç bir dokuya zarar vermeyen ve acı uyandırmayan bir uygulamadır.Test işlemi 15-30 saniye arasında sürer.
Genellikle rutin jinekolojik muayene sırasında uygulanır .Muayenede
vajinal spekulum takıldıktan sonra rahim ağzı (serviks) görülür. Vajina ve serviks (rahimağzı) çıplak gözle görülebilen lezyonlar(yaralar) açısından değerlendirildikten sonra yumuşak bir fırça yada özel bir spatula yardımı ile rahim ağzı bölgesinden salgı alınmaktadır. Sürüntü materyali olan salgı, lam denilen ince bir cam üzerine yayılıp ,alınan hücrelerin cam yüzeye yapışması
için alkol dolu bir kap içine konur veya üzerine yapıştırma özelliği olan bir sprey sıkılır. Fiksasyon denen bu işlem yapıldıktan sonra cam preparat özel bir saklama kabı içine konarak patolojiye gönderilmektedir. Patoloji laboratuvarında boyama işlemlerinden geçirilen cam, mikroskop altında incelenerek, değerlendirilir. İnce yayma teknikle, Human Papilloma Virus (HPV) tayini de yapılır.
Opr.Dr. Nevra Topalismailoğlu
Çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)