9 Aralık 2012 Pazar

Fibrokist için brokoli kürü


Fibrokist için brokoli kürü

Genel olarak her iki kadından birisinin göğsünde Fibroadenom (Fibrokist) oluşmaktadır.

Oluşan fibrokistlerin giderilmesinde 21 günlük Brokoli Kürü tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak mükemmeldir.

Hazırlanması: 1/2 litre kaynayan suyun içine 200 gram taze brokoli koyun ve beş dakika haşladıktan sonra ocaktan alın ve ılıdığı zaman süzün.

Uygulaması: Elde ettiğiniz brokoli suyunun yarısını sabah kahvaltısından önce diğer yarısını da öğle yemeğinden yirmi dakika önce için. Haşlanan brokoliyi yemeniz gerekmez.
 
Bu kürü uyguladığınızda Göğsünüzdeki ağrıların ve fibrokistlerin yavaş yavaş yok olduğunu görebilirsiniz.

Ancak Brokoli kürü uyguluyorum diye kesinlikle hekim kontrol ve önerilerini ihmal etmeyiniz. Gerekirse 21 günlük bu kürü 1 hafta ara verdikten sonra tekrar edin.

Dikkat 1: Hormonlu ve transgen tohumdan elde edilen brokoliyi bu amaçla kullanmayınız. Satın alacağınız brokolinin taze ve diri olmasına dikkat ediniz. Sararmış olan brokoliyi satın almayınız. İhtiyacınız olan yirmibir günlük brokoliyi 200-250 gramlık porsiyonlar halinde derin dondurunuzda saklayabilirsiniz.
Derin dondurucuda sakladığınız brokoli altı ay boyunca etkin özelliğinden hiçbir şey kaybetmez. Kürü uygulayacağınız yirmibir gün boyunca uzun ara vermemeniz gerekir. Bu nedenle ihtiyacınız olan yirmibir günlük brokoli miktarını stoklamanızı öneririm.
Dikkat 2: Bu kürü uygularken, kahve, çikolata, ceviz (tazesi veya kurusu), portakal ve portakal suyu, taze beyaz üzüm tüketilmemelidir.

Dikkat-3: Göğüste teşhis edilen Fibroadenom "solid kitle" olarak tanımlanmış ise, brokoli kürü göğüste bulunan solid-kitle üzerinde etkili değildir. Göğüsteki fibrokistlere karşı etkilidir. Yani, kist olarak tanımlanmış olması gerekir.

Eğer, hekiminiz göğüsteki fibroadenom'u kist veya kistik yapı olarak tanımlamış ise, bu taktirde brokoli kürünü uygulayabilirsiniz.

Fındık mı yoksa ceviz mi daha yararlı?


Fındık mı, ceviz mi daha yararlı? sorusu bana sık sorulan sorulardan biridir ve cevabım hiç değişmez:

ceviz de fındık da, yer fıstığı da badem des ağlığa yararlı yiyeceklerdir.

Birbirlerinden ufak besinsel farkları olsa da bu dörtlünün her biri özellikle atıştırmalık olarak en sağlıklı seçimlerdir.

Ara öğün olarak her zaman akla gelmesi gereken bu besinlerden cevizin Omega-3, fındığın E vitamini, bademin kalsiyum, yerfıstığının ise resveratroldan daha zengin olma gibi avantajları var. Ortak dezavantajları ise yüksek kalorili olmaları.

Bu dörtlünün her birinin 100 gramında 600 kalori var ki bu bir kadının günlük kalori ihtiyacının üçte biri, erkeğin ise neredeyse dörtte biridir. Bu sebeple bunları avuç avuç yerseniz kolayca kilo alır, fayda yerine zarar bile görebilirsiniz.

Benim önerim ara öğün olarak yerken 30 gramı keyif için yediğinizde 50 gramı asla geçmemenizdir.

Prof Dr Osman Müftüoğlu

8 Eylül 2010 Çarşamba

Erkekler için göbek eritme rehberi

“Erkekler İçin Garantili Göbekten Kurtulma Rehberi”ndeki kurallara uyun, fit olun.

Tarihin gözde erkeklerine bakın; biri bile göbekli değil!

O yüzden artık göbeğinizle sevimli olduğunuzu düşünmekten vazgeçin. Dr. John Biffra’nın yeni kitabı “Erkekler İçin Garantili Göbekten Kurtulma Rehberi”ndeki kurallara uyun, fit olun.

Kadınların ömrü “Göbeğim çıktı mı, selülitlerim azdı mı, popom büyüdü mü” endişeleriyle geçiyor. Biz böyleyken, erkekler koca göbekleriyle adeta övünüyorlar. Kadınların yağları “tu kaka” erkeklerinki “maşallah”…

Ama bir de şu açıdan bakın; mesela biz selülitlerimize bu kadar kafayı takmadan 20 yıl önce, hangi erkek selülitin farkındaydı? Filmlerde, fotoğraflarda selülitini saklayan kadın yoktu ve her kadının selüliti vardı. Ama o zamanlarda bile tüm gözde erkekler filinta gibiydi.

Tüm dünyada göbeğine rağmen sevilen sadece dört erkek var: Homer Simpson, Noel Baba, Buddha ve Danny de Vito. Bizim selülite savaş açmamız ise yine erkeklere yaradı; bu sayede eczane vitrinlerinde, dergilerde, gazetelerde, reklamlarda bol bol bikinili kadın vücudu görmeye başladılar. O yüzden belki de artık kendi vücudumuzla barışıp, erkeklere “Sen kendi göbeğine bak” deme zamanı!

5 MADDEYİ UYGULAYIN

Waist Disposal: The Ultimate Fat Loss Manual for Men (Erkekler İçin Garantili Göbekten Kurtulma Rehberi) adlı kitabın yazarı Doktor John Biffra, beş maddeye uyarsanız bir ayda göbeğinizin erimeye başlayacağını söylüyor.

İşte o 5 madde:

1. Kalori saymayı unutun! Kaloriler yerine ne yediğinize dikkat edin. Yüksek proteinli, düşük kalorili ve doyurucu yemekler yemelisiniz. Aç kalıp iştahınızın şahlanmasına yol açmayın. Ara öğünlerde kuruyemiş atıştırın.

2. Gazlı içeceklerden, şekerli yiyeceklerden uzak durun.

3. Et, balık, tavuk, yumurta, havuç ve patates dışındaki sebzeler, özgürce yiyebilecekleriniz. Her zaman şunu aklınızda tutun: Bütün alışkanlıklarımızın temelinde evrimsel geçmişimiz var. Evrimin başından beri et, balık, meyve, yumurta, fındık-fıstık, sebze yiyoruz. Ama sağlığa zararlı yiyeceklerle yakın geçmişte tanıştık. Bizim için bu kadar yeni olan yiyecekleri, hayatımızdan çıkarmak ne kadar zor olabilir ki?

4. Diyeti ve sporu sadece göbekten kurtulma yolu olarak görmeyin. Yapacağınız her şey genel sağlığınız için faydalı. Bunu düşünürseniz severek spor yaparsınız.

5. Amacınız kilo vermek değil, yağlardan kurtulmak olsun.

SPORUN ETKİSİ % 40

“Bütün egzersizler kilo verdirir. Kilo vermenin mantığı, vücudun kalori yakmasıdır. Aslında oturduğumuz yerde bile bunu yaparız; nefes alıp vermek, elimizi kaldırmak, yediğimiz yemekleri sindirmek gibi yaşamsal faaliyetlerimizde vücudumuz kalori yakar’ diyen Spor Birimleri Şefi Erhan Ünal, şöyle devam etti:

‘Ama önemli olan, kas oranımızı artırmak ve karın kaslarını kuvvetlendirmektir. Bunu da öncelikle direnç egzersizleriyle başarabiliriz. Ağırlık egzersizleri, pilates, yoga gibi… Bu egzersizler, kas oranlarını artırarak metabolizmayı hızlandırır.

Daha çok kalori yakmak için ayrıca 30-50 dakikalık kardiyovasküler egzersizler faydalıdır; yani koşu, yürüyüş, bisiklet, kick boks, futbol, basketbol, tenis… Yağ yakarken ve göbeği eritirken; beslenme yüzde 60, spor ise yüzde 40 oranında etkilidir. Beslenmeyi düzene sokmadan kilo vermek imkânsızdır.”

ERKEKLER DİYETTE %99.9 BAŞARILI

Dr. John Biffra, erkeklerin kadınlara göre daha kolay kilo verdiğini söylüyor. 30 günlük düzenli bir diyetin sonunda, hem göbeğinizin küçüleceğini hem de enerjinizin artacağını belirtiyor:

“Erkeklerin psikolojisi çok basit. Kadınlarınki ise çok daha karışık; belki hormonal etkilerden, belki tekrarlanan diyetlerden, belki de evrimsel nedenlerden… Kadınlar daha uzun sürede kilo veriyor. Ama 100 erkeği alın, onlara nasıl doğru besleneceklerini gösterin, yüzde 99.9’u hemen kilo vermeye başlayacaktır.”

DİYETTE NELER YEMELİSİNİZ?

Dr. John Biffra, çok satacak bir kitap yazdı ama siz sadece ona bağımlı kalmayın. Uzmanlar, diyete başlamadan önce, böbreküstü bezleri ve tiroit hormonlarınız, kolesterol ve yağ oranlarınız, açlık ve tokluk kan şekeriniz hakkında tahlil yaptırmanız gerektiğini söylüyor.

Çünkü hormonlarınız veya farkına varmadığınız hastalıklarınız, göbeklenmenize yol açmış olabilir. Metabolik bir sorununuz yoksa diyete başlayabilirsiniz. “Bir kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz peynir” diyeti yapacağınızı zannetmeyin. Diyet uzmanı size yaşam koşullarınıza ve yemek alışkanlıklarınıza uygun diyeti verecektir.

Ama şu kurallara da uyun:

* Sevmeseniz de sebze yemelisiniz. Ama etli sebze yemeklerinden bahsetmiyoruz.

* Et istiyorsanız ve kolesterol probleminiz yoksa ızgara et, fırında rosto tarzı yemekleri tercih edin.

* Etin suyu yerine kendisini tüketin. Yani pilavınızın üstüne koymak için “Şu yemeğin suyundan biraz alayım” demeyin.

* Haftanın iki günü kırmızı et, iki günü balık, iki günü ise tavuk yemelisiniz. Bunların ızgara, buğulama ya da fırında pişirilmiş olmasına dikkat edin.

* Ekmek olmadan doymayanlardan mısınız? Çok tahıllı veya tam buğday ekmeğini tercih edin (Diyet yapan kadınlar gibi görünmekten korkmayın, çok tahıllı ekmekler hem lezzetli ve sağlıklı, hem de havalı).

* Ortalama 10 kg. fazlalığı olan bir erkek, günde 3 orta boy dilim ekmek ya da onun yerine 6 yemek kaşığı pilav/makarna tükmeli.

* Havuç hariç, sebzelerin hepsini çiğ olarak sınırsız tüketebilirsiniz.

* Meyvelerden muz, üzüm ve incir yerine şeftali, armut, karpuz, malta eriği, kiraz, erik ve çileği tercih edin.

* Ara öğünde, sabah saat 10.30-11.00 civarı yarım simit ve bir bardak ayran tüketin. Simitteki susamın yağlarıyla ayranın yağı birleşince, karın yağlarını kırıyor. Akşam üzeri ise saat 15.30 civarında meyve yemelisiniz.

* 10 günde bir, bir porsiyon sütlü tatlı yiyebilirsiniz. Ama diyet tatlı olmasın.

* Alkole gelince… Homer Simpson gibi olmak istemiyorsunuz değil mi? O zaman birayı unutun! Viski, votka, rakı ve şarap içebilirsiniz. Ama en iyisinin şarap olduğunu unutmayın.

* Masa başı işi yapıyorsanız metabolizmanızı hızlandırmanız gerek. Bunun için yeşil çay (yeşil çayın şeftali aromalı gibi çeşitlerini deneyebilirsiniz, yeter ki şekersiz olsun), limonlu su, elma suyu veya biberiye, kekik, tarçın, karanfil çayları için. Bu içecekler hem şekeri düzenliyor, hem de metabolizmanızı canlandırıyor.

MASA BAŞI EGZERSİZİ

* Masa başında, oturduğunuz yerde küçük hareketlerle karın bölgenizi çalıştırın: Karnınızı içeri çekip bacaklarınızı uzatın ve sanki frene, gaza basar gibi ayaklarınızı itin.

* Bir de, bir zahmet spor yapın! Spor salonuna üye olmasanız da yürüyüş yapabilir, bisiklete binebilir ve mesela televizyon izlerken suyunuzu mutfaktan kendiniz alabilirsiniz!

KEL OLMAK KADAR KORKUTUCU

“Erkeklerin zayıflamak istemesinde estetik etiketler önemli. Erkekler görünüşlerini kafaya taktıkları zaman, en çok göbekleri yüzünden üzülürler. Göbeklerindeki yağları tutup, ‘İşte bundan kurtulmak istiyorum’ derler.

Çünkü günümüzün estetik anlayışına göre, minik bir göbeğin olması, kel olmak kadar korkutucu. Oysa 10 yıl önce karın bölgesindeki yağlara karşı daha hoşgörülüydük. Hatta büyük göbekler, zengin sofralar bir gurur kaynağıydı. Şimdi, sağlık hakkında daha bilinçliyiz” diyor Dr. Biffra.

5 Mart 2010 Cuma

Kalbe faydalı gelen bitkiler: Yer fıstığı

Yer fıstığı (Arachis hypogaea): Fıstık tüketirken, üstündeki kırmızı renkli kabuğunu soymayın, çünkü oligomerik prosiyanidinler (OP’ler) olarak bilinen kalp dostu bileşikler, bu kabukta bulunmaktadır.

OP’ler yalnızca kalp krizini engellemekle kalmaz, aynı zamanda kanser ve inmeye karşı da koruyucudur.

Henüz bitkilerin içerdiği OP’ler tam olarak tespit edilmediğinden, hangi bitkilerin zengin OP kaynakları olduğunu söyleyemiyoruz. Gerekli OP ihtiyacınızı fıstık kabuğu, kırmızı üzüm ve kırmızı şaraptan karşılıyabilirsiniz.

Kalbe faydalı gelen bitkiler: Hindiba


Hindiba (Cichorium intybus): Herbalist Kathi Keville’e göre, Mısırlı araştırmacılar hindiba köklerinin kalp için 2 şekilde yararlı olduğunu keşfetmişler.

Hindiba, kalp çarpıntısını yavaşlatır ve reçetelere kalp ilacı olarak sık sık yazılan yüksük otu gibi kalp kuvvetlendiricidir. Bu da hindibanın güvenilir bir bitki olduğunu yeterince göstermektedir.

Piyasa bulunan bazı kahve ikameleri kavrulmuş hindiba içermektedir. Fransa ve İtalya’da, hindiba kökleri yalnızca içecek yapmak için değil, sebze olarak da kullanılmaktadır.

27 Temmuz 2009 Pazartesi

Boğaz şişmesi için bitkisel çözümler


  • Meşe kabuğu, ayva yaprağı, pelit ve mersin yaprağı su içerisinde yarım saat kadar kaynatıldıktan sonra sıkılarak posası bir tülbent yardımı ile boğaza sarılır. Ayrıca süzüldükten sonra elde edilen suda yatmadan önce 1 fincan içilerek boğaz şişmesi tedavi edilebilir.


  • Mine çiçekleri iyice ezilerek elde edilen posaya yumurta sarısı ilave edilerek iyice karıştırılır. Elde edilen bu karışım sıcak suya batırılmış temiz bir tülbent yardımı ile boğaza sarılarak boğaz şişmesi tedavi edilebilir.

  • Sumak, hatmi kökü ve keten tohumu 20 dakika kadar kaynatıldıktan sonra sıkılır ve elde edilen posa tülbent yardımı ile boğaza sarılarak boğaz şişliği tedavi edilebilir.


Cinsel sağlık:Yumurtalık kanseri

Yumurtalık aknseri jinekolojik kanserler içinde en çok korkulan kanserdir. Çünkü hastalık ileri evreler ulaşmadan herhangi bir belirti vermemektedir. Düzenli jinekolojik muayene dışında yumurtalık kanserinin erken tanısında kullanılacak bir yöntem henüz bulunamamıştır. Jinekolojik kanserlerin %25 oluşturur ve 50-60 yaşları arasında daha sıklıkla görülür. Gebe kalmamış ve doğum yapmamış kişilerde görülme sıklığı daha fazladır. Bazı ailelerde ise genetik yatkınlık vardır.
Kanserin bulguları ileri evrede ortaya çıkmaktadır ve hastayı hekime getiren şikayet karın ağrısı ve karın şişliğidir. Bu aşamada tümör 12-15 cm boyunda ve karında sıvı birikimi vardır. Tümörün cevre organlara yaptığı baskı nedeni ile idrar yollarına ve mide-bağırsak sistemine bağlı yakınmalar ortaya çıkar. Bunlar, sık idrara gitme, kabızlık, isal, bulantı, kusma ve iştahsızlık gibi şikayetlerdir. Küçük bir grup hasta ise hekime adet düzensizliği ve anormal kanama şikayeti ile başvurmaktadır. Bunun nedeni ise genelde hormon salgılayan tümörlerdir. Tanıda jinekolojik muayene, laparoskopi (karın içi organların görülerek incelenmesine imkan veren tanı ve tedavi amaçlı yapılan bir girişim), ultrason, doppler ultrason, tomografi, manyetik rezonans gibi görüntüleme yöntemleri ve kandaki tümör belirteçlerinden faydalanılır.

Tedavide cerrahi girişim en etkin tedavi yöntemidir. Cerrahi girişim aynı zamanda hastalığın yaygınlık derecesinin saptanmasını ve sonraki tedavi yaklaşımını belirlemekte yardımcı olur. İlerlemiş evrelerde cerrahi tedaviye radyoterapi ve kemoterapide eklenir.

Ro2.biz